Jul 07
Hakan ( yorum ekle )

Motosiklet kazalarında bariyerin önemi / Hakan AMAN



Motosiklet kazalarında bariyerin önemi / Hakan AMAN


07.07.2008

Son haftalarda ilgimin üzerinde yoğunlaştığı bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şu meşhur bariyer konusu. Hani otomobille çarptığıızda ok gibi aracımızı yırtarak saplanan, hani motosiklet ten çeşitli sebeplerle düşüp, çarptığımızda birtaraflarımızı jiletten daha öte kesebilen, yaralayabilen hatta ölümlere konu olan bariyerler… Ne kadar korkunç olduğunun farkındayım ama gerçektende bu durum böyle. Herkes bu bariyerlerin büyük bir cellat gibi tüm karayollarına döşendiğini biliyor. Otomobil ve motosiklet kullanan her kişinin ortak korkulu rüyası olmuştur metal bariyerler. Aslında bu durumda herhangi bir değişiklik hala yok. Korkularımız devam ediyor.

Tüm dünyada tanınan Avrupa Motosiklet Kullanıcıları Dernekleri Federasyonu yani kısa adı FEMA olan dernek bariyerler konusunda 20 yıl boyunca mücadele sergilemiş bir dernek. FEMA, yaptığı onlarca kampanya, gösterim ve sunum ile geleneksel yol sisteminde ki bariyerlerin tehlikelerini ön plana çıkarmıştı. 13 Haziran 2008 tarihinde Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN - European Committee for Standardization) üyeleri motosiklet kazalarında ki yaralanmaları azaltmak amacı ile güvenlik bariyerleri standartlarının geliştirilmesi ile ilgili bir çalışmayı oyladı. Yol Ekipmanları Teknik Komitesi üyeleri, güvenlik bariyerlerinde ulusal standartlar ve günümüz teknolojisinin imkanları ile Avrupa standartı oluşturmak üzere mevcut standart EN1317 Yol güvenlik sistemleri standardlarına yeni bir bölüm ekleyerek güç ünitesine sahip 2 tekerlekli araçların (PTW) sürücülerinin yerde sürüklenme ihtimallerini çalışma programına aldı. EN1317 ‘ye eklenen yeni bölüm 8 ile Avrupa ‘da ki ülkelerin ilgili kurumları motosiklet sürücülerinin ölüm ve yaralanmalarına sebep olan güvenlik bariyerlerini geliştirmekle yükümlü olacaklar. Tam belirli olmamakla beraber prosedürlerin tamamlanmasının ardından sistemin 2010 Ekim ayından itibaren uygulanmaya başlanması bekleniyor.



Bu güzel başlangıç ve olumlu girişim beni umutlandırdı. Hatırlarsınız mutlaka geçen haftalarda bir haber vardı “İspanya Madrid ‘de motosiklet dostu yeni bariyerlerin testi yapıldı” bu haber çok olumlu bir gelişmeydi bizler için. Özel bir firma tarafından üretilen bariyer sistemi SPM kompozit materyalinden üretilmiş, firmanın yetkilisi ise açıklamasında bu sistemin 2. nesil bariyerlerin başlangıcı olacağını belirtmişti. Önümüzde ki aylarda kullanımına başlanacak olan bu bariyerlerin metal bariyerlere oranla daha güvenli olduğu yapılan yüzlerce testle onaylanmış ve yetkililere sunulmuş.

Yapılan Test esnasında bir fotoğraf.


Düşünsenize bir, tam korumalı biçimde motosikletten düştüğümüzde fazla bişey olmuyor ve ufak tefek yara berelerle kazayı atlatabiliyoruz, bunun yanında birde bariyerlerin düzenlenmesi ve kaza esnasında bariyere çarparak bir taraflarımızın jiletle kesilmişten daha şiddetli kesilmesi, bunun sonucunda ölümlerin olması yerine ufak tefek sıyrıklarla atlatılması çok güzel olurdu. Dünya çalışıyor birtakım konularda, zaaflar bulunuyor ve üzerine gidiliyor. İnsan hayatı için. İnsan hayatı önemlidir.
Bir insanı hayatta tutabilmek için gereken yapılmalıdır. Bu olumlu gelişmelerin giderek artmaya ve motosiklet sürücülerine yönelik ciddi çalışmaların yapılması beni gelecekte karayollarında daha güvenli sürüşlerin yapılabileceği konusunda umudumun artmasına yardımcı oldu. Bu güzel çalışmalar bir gün mutlaka ülkemize de gelecek ve ülkemizin değerli yetkilileri biz motosiklet kullanıcılarının can güvenliğini korumak ve geliştirmek adına girişimlerini arttıracağına inanıyorum. Dünya üzerindeki bu tür olumlu gelişmelerin bir benzerinide aynı ilgi ve alakayla ülkemiz yetkililerinden de görmek isterim.

Kazasız ve keyifli sürüşler

 

www.İkiTekerim.com


Hakan ( yorum ekle )

Her Eve Bir MOTOSİKLET / Hakan AMAN



Her Eve Bir MOTOSİKLET / Hakan AMAN


01.07.2008

Motosiklet satışları artıyor, motosiklet kullanıcılarıda artıyor. Kimi meraktan, kimi trafik sorunlarından bıktığı için, kimisi ise çok sevdiği için motosiklet alıyor ve kullanmaya başlıyor. Anlaşılacağı üzere motosiklet kullanmak için türlü türlü sebepler bulunabiliyor. Ülkemizde özellikle büyük şehirlerimizde ise motosiklet kullanımının adı kesinlikle trafiktir. İstanbul başta olmak üzere tüm büyük şehirlerimizde trafik karmaşası yüzünden motosiklet kullanmaya başlayan insan sayısı küçümsenmeyecek kadar çoktur.

Motosiklet ciddi bir kullanım aracı olarak dünya üzerindeki birçok ülkede milyonlarca kişi tarafından kullanılmaktadır. Otomobil kullanımı, aşırı benzin sarfiyat giderleri, trafikte hareket etmeden geçen saatlerce zaman kaybı, otopark sorunları ve daha birçok geçerli sebep yüzünden ciddi bir biçimde tüm dünya üzerinde tercih edilir olmuştur. Fakat hala motosiklet kullanımında Türkiye birçok ülke gerisinde yer almaktadır. Türkiye’ deki kayıtlı motosiklet kullanıcı sayısı resmi olarak 1 Milyon 600 Bin civarındadır. Resmi olmayan kayıtlarla birlikte 2 Milyon 500 Bin civarında motosiklet kullanıcımız bulunmaktadır. Bir başka deyişle her 1000 kişiden 22’ sine motosiklet düşmektedir. Yukarıdaki istatistiklere göre ülkemizde motosiklet kullanımının ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. Bu durum ülkemize dünya üzerindeki motosiklet kullanımı en düşük ülkeler sıralamasında başı çekmemize sebep olmuş durumdadır.

Aslına bakarsanız Türkiye motosikleti seviyor. Evet evet kesinlikle seviyor. Ülkemin insanları heryaştan kadın, erkek motosiklet kullanmayı sevmektedir. Ama iş motosiklet almaya gelince sevenlerden daha çok engelleyen insanlar çıkıyor. Motosiklet almak için hayal kuran, heves eden kişilerin karşısına çıkan bu engelleyici, yasaklayıcı kişiler “sen serserimisin, buralarda motosiklet kullanılmaz, bak nekadar çok kişi kazalarda ölüyor, alırsan beni tanıma, hakkımı helal etmem” gibi türlü türlü bahaneler ve engeller öne sürerek bu zevkten mahrum bırakmaya çalışıyorlar. İstatistikler ise bu engellemeye çalışan kişilerin ne kadar başarılı olduklarını kanıtlamakta. Baksanıza ülkemizdeki motosiklet kullanımındaki rakamlara ne kadar düşük.

Herşeye rağmen motosiklet kullanmanın sağladığı avantajların yanı sıra son yıllarda vatandaşlarımızın motosiklet üzerindeki korkularının azalmaya başlaması, bakış açılarının düzelmesi ile de aileler artık motosiklet kullanımına daha sıcak bakar hale geldi. Genci, yaşlısı biçok vatandaşımız korku ve engellemeleri aşarak motosiklet alıyor ve kullanıyor.

Dünyanın en büyük zevklerinden biri olan motosiklet kullanımı hızlı bir şekilde artarak ülkemizdeki trafik sorununun en büyük ve tek ilacı olma yolunda ilerlemektedir.
Bence Her Eve Bir MOTOSİKLET...

Kazasız ve keyifli sürüşler sizlerle olsun.

 

www.İkiTekerim.com


Hakan ( yorum ekle )

Ölen öldü, kalan dışarıda / Hakan AMAN



Ölen öldü, kalan dışarıda / Hakan AMAN


Malesef durum acı ama gerçek bu. Sarp Erem vahşice işlenen bir cinayet gibi kaza esnasında hayatını kaybediyor. Bu işi yapanlardan biri yakalanamıyor, daha vahim olanı yani diğeri ise dışarıda cirit atmaya başladı bile...

Aylar sürdü ve mahkeme salonuna, adliye sarayına gidildi gelindi, karar az çok tahmin ediliyordu. Beklenen de oldu. Sarp Erem' in Ölümüne sebep olan zat yattığı kısacık süreç sonrasında birdaha tutuklanmamak ve cezasının geri kalanını hür ama vicdanıyla başbaşa kalmak üzere serbest bırakıldı. Adalet kararını verdi ve suçlu olanı yani Sanık Keyf'i "Taksirle adam öldürme" suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, duruşmalardaki iyi halini de göz önüne alarak cezayı 1 yıl 8 aya indirdi. Mahkeme, sanık Keyf'in tahliyesine de karar verdi. Böyle bir suçluya bukadar az bir ceza yorumları sizlere bırakıyorum aslında.
Buna benzer birçok vakka var bu ülkede. Bir başka benzer olay da aynı şekilde Dr. Ömer Uzma olayıdır. Fakat Sarp Erem olayından terk farklı yönü bu katilin daha çabuk bir süreç içerisinde özgürlüğüne kavuşmuş olmasıydı. Adalet hakkında söylenebilecek çok fazla şey yok bu ülkede sanırım. Bakarsınız beni tutuklarlar onlara dil uzattığım için yıllarca içeride içimi çürütebilirler belkide. Ama şunu herkes açık ve net bir şekilde bilmektedirki bu ülkede eğer adalet mekanizması işleseydi suç azalır, ölümler azalırdı. Sonuç olarak "ölen öldü, kalan dışarıda" . İnsan hayatı bukadarmı ucuz olacaktı bu ülkede. İnsanlık bukadarmı adi ve acımasız olacaktı. Hani bizim değerlerimiz, insan sevgimiz, kültürümüz, dinimiz...

Oysa yapılacak şey çok basit birşeydi...

Hepimiz çeşitli kazalar geçiren ve trafikte çeşitli araçlar kullanan insanlarız. Bir kedi dahi ezdiğimizde içimiz gidiyor ve duruyoruz o kediye hiçbişey yapamayacağımızı bile bile en azından onu o alanın dışına çıkarmaya gayret gösteriyoruz. Sadece bir kedi için bile bu hassas tavırı sergileyebiliyoruz. Aynı hassas duyguyu neden bir insana çarptığımızda gösteremeyizki, neden kaçma içgüdüsü oluşabilirki içimizde... Adıda bellidir aslında korkudur bu durumun adı. Korkmak insanlıktan çıkarıyormuş demekki bizleri..! Korkmadan davranmak insanlıkmış meğer. Kazadan sonra hemen yardıma koşmak, sebep olduğumuz insanı kurtarmaya çalışmak, çabalamak yapılması gereken tek gerekli şey budur. Elimizden ne gelirse orada kaza yerinde yardımcı olmaktır. Nekadar basit ve sade bir durum yardımcı olmak. Bu yardımcı olmak kavramını yapabilen her insan vicdanı olan dahada önemlisi insan olan insandır. Ama maalesef herkes böyle değil işte. Sarp Erem böyle vicdansız insan olmayan insanların yol açtığı bir kazadan sağ çıkmayı başaramadı. Ama başka Sarp' lar bu tür olaylarla karşı karşıya kalmasın. Siz siz olun insan olmaya devam edin. Bırakın ecel alacaksa alsın canı ama sizde o an yanında olun ve bu durumu, acıyı paylaşın. Kaza yaptığınızda inin ve insanlığınızı, vicdanınızı gösterin. Hata sizde olsun yada olmasın. İnsanlığın gereği budur.

Biz motosiklet kullanıcıları yol aldığımız her an bu tür durumlarla karşılaşma ihtimalleri yüksek olan kişileriz. Vicdansız, insanlıktan nasipsiz kişilerin kullandıkları araçlardan birine denk gelmeden gideceğimiz yere varmak için trafikte yol alıyoruz, yol almayada devam edeceğiz. Bizleri bekleyen kişilerin yanına varmak için kullandığımız motosikletler, trafikteki diğer motorlu araçlardan farklı bir araçtır, biz motosiklet kullanan kişilere yol verin saygı gösterin. Aynanıza bizler için yeniden, yeniden bakın. Hayatımızın ve yolumuzun sonu kullandığınız aracın herhangibir yeri olmaması için bizleri trafikte koruyun ve haklarımızı gözardı etmeyin. Siz siz olun içinizdeki insanlığınızı unutmayın.

Bizler için yolun sonu yoktur motosikletimizle gidebildiğimiz yere kadar gideriz, kaldığımız yerden devam ederek hep yeni ufuklara doğru marş basarız...

 

www.İkiTekerim.com


Hakan ( yorum ekle )

Havalar çok sıcaklaştı, hava almak için motosiklet kullan / Hakan AMAN


17.06.2008

Trafikte olmak, aracınızı bu trafikte kullanmak, benzin fiyatlarına direnmek hergeçen gün daha zor bir durum içerisine girmeye başladı.
Trafik çılgınlığı çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Her geçen gün yeni bir araç trafiğe çıkıyor. Bu durum gelecek 5 yılda hangi noktada olacak bende çok merak etmekteyim.

5 sene sonra köprünün bir başından diğer başına kaç saatte gidebileceğiz, giderken netür zorluklar yaşayacağız bakalım zaman geçtikçe daha rahat gözlemleyeceğiz. Bazılarına göre bu trafik yoğunluğu gayet normal her nekadar inandırıcı olmasada inanmış ve inandırmak içinde kendi yalanına başkalarınıda ortak eder halde. Artık trafikte otomobil kullananlar her boşluğu, asfalt üzerinde basmadık yer bırakmadan, trafik kurallarını hiçe sayarak, saygısızca, yolların kralıda benim trafik terörüde benim dercesine futursuzca ilerlemeye çalışan insanlarla dolup taşmaya devam ediyor.
Bu durum devam ederken bir yandan' da trafikte yaşanan birtakım sorunların farkında olmayı başaran ve motosiklet alarak trafik ve sorun dinlemeyen insanlarlada dolup taşmayada devam ediyor. Bu durum gelecek zamanlarda artarak katlayarak devam edecektir.
Kazanan mutlaka motosiklet kullanıcıları olacaktır. Zaten kazanan biz motosiklet kullanıcıları değilmi..?
Benim bu konudaki net yanıtım kazanan biz motosiklet sürücüleriyiz kesin bir dille bunu söyleyebilirim. Ben sabah o trafik yoğunluğunda köprünün bir başından diğer başına en fazla 10 dk içerisinde geçebiliyorum ya siz..? Dilediğim yerden (EDS olan yerler hariç tabi, ama inanın nedenini bende bilmiyorum ama maalesef böyle) özgürce gidebiliyorum. Bu çok basit bir durum ama doğru ama gerçek...

Bir başka durum ise motosiklet kazaları...

Bir birey motosiklet almak ister ve hemen şöyle söylenir sakın alma ölürsün. Tabiiki ölecek ama eceli geldiğinde bu mutlaka birgün yaşanacak, ama motosiklet ama otomobil, ama bir başka ölüm tarzıyla hepimiz birgün ölümü tadacağız... Ölümden asla ve asla kaçamazsınız. Yaklaşım olarak hernekadar doğru olmasada en sık bizlere söylenen söz oluyor. Zaten otomobil ve getirdiği olumsuz yansımalar sayesinde mutlaka karar motosiklet almak ve kullanmak yönünde oluyor.
Düşünün hersene bu ülkede yaşanan trafik kazaları sayesinde nekadar çok insanımız otomobilleriyle geçirdikleri kazalarda hayatlarını kaybediyor veya kalan hayatlarında sakat kalarak idame ettirmeye çalışıyorlar.
Hemen şöyle denilebilir ; "Sanki motosikletle insanlar ölmüyor' mu" diye...
Tabiiki ölebiliyor ama siz isterseniz iyice bir araştırın acaba nasıl oluyor bu trafik kazaları, hangi araçlarla yaşanıyor bu kazalar ve sonuçları nasıl oluyor. Durumda ciddi bir ara var otomobiller ve benzeri taşıtlar almışlar başlarını gidiyorlar. Motosiklet bu arayı kapatmak için çoook fazla grupların içinde olduğu çoook kalabalık kazalarla çok kayıp vermesi gerekirki allah göstermesin ama yinede böyle bişey mümkün değil ve olmayacaktırda. Ama sezon içerisnde bazan bir ayda birden fazla ölümlü trafik kazaları olmuyor değil. Bunlarda gayet normal aslında hiç olmaması tabiiki en büyük temennimiz ama maalesef olabiliyor işte. Aynı durum otomobil ve benzeri araçları kullananlar için çok daha farklıdır bu durumda üzücü olmasına rağmen gerçektir.

En fazla dertlendiğim konu ise saygısızlık ve gözü dönmüşlük.

Trafikte bilinçsiz ve amaçsız bir şekilşde dolaşan, etrafına tehlikeli ve saygısız bir biçimde tehditler savuran, kaza olmasına yol açan psikolojik durumu bozuk, gözü dönmüş, seviyesiz insanlar...
Sanırım bu insanlar özellikle İstanbul trafiği başta olmak üzere Türkiye' nin tüm yollarında ciddi km ler yapıyorlar. Bu insanlar tarfik kurallarına uymadan, kendi canlarını boşverin başka insanların canlarına dahi önem vermeden tehlikeli bir biçimde araç kullanan ve sonrasında trafik canavarı olarak adlandırılan sorumsuz, kişilik bozukluklarını trafiğe yansıtan insanlardır. Ben bu insanların kullandıkları araçlar' dan veya şahsiyetlerinden herhangi bir korku duymuyorum. Fakt bu kişilik bozukluğu olan şahsiyetler' den korkan ve yüreği ağızına gelen birçok insan var. Bu tür insanlarla trafikte uğraşmak ciddi anlamda sorunlar ve tehlikler oluşturabiliyor. Bizleri çileden çıkaran ve hayatlarımızı tehdit eden bu kişiler hakkında yapılacak fazlada bişey yok gibi görünüyor. Ama yindede bu tür kişilerle karşı karşıya kaldığınızda siz siz olun fazla tartışma içerisinde olmadan , o kişinin kulandığı aracın plakasını alarak direk polise bildirerek o kişi hakkında suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Gerekirse bu kişiye bu şekilde haddi bildirilebilir. Bunun dışında yapılabilecek başka bişey ise o kişiyle laf diyaloğuna girebilirsiniz, küfürleşebilirsiniz, kavga edebilirsiniz tabiii bu kişinin seviyesine inmek isterseniz eğer.

Zam zam zam benzine yine zam...

Benzin zamları son dönemlerde tüm dünyada gündeme oturmuş durumda. Ekonomik kriz yaşayan dünya üzerinde en büyük enerji kaynaklarının başında olan benzin zamları insanların ciddi bir sıkıntısı haline dönüşmeye başladı. Dünya üzerinde bir çok ülkede insanlar bu durumu protesto etmek için hem enteresan hemde birçok farklı yol deniyorlar. Bu konuda başarılı oluyorlarmı bilemiyorum ama hiçbişey yapmadan her zammı kabullenmek istemeyen insanların böylesine ciddi bir konuda birlik olarak yaptıkları protestolar ciddi ses getiriyordur ve gündemden hemen düşmüyordur. Keşke ülkemizde de duyarlı insanlar olsa ve dünyanın en pahalı benzini kullanan insanlarımız da aynı birlik ve beraberlik içerisinde bu durumları kınasa, protesto etse...
Şimdi hemen şu aklıma geliyor ; dünyanın hiçbir ülkesinde benim ülkemde satıldığı kadar pahalı değil bu benzin, dünya nedense hiç halinden memnun değil bu yapılan benzin zamlarından dolayı ve bağırıyor, çağırıyor, protesto ediyor onbinlerce insan, peki bizim insanımız çok mu zengin, çokmu keyfi yerinde, her söylenene boyun eğiyor ve kabulleniyor..?

Kazasız sürüşler sizlerle olsun...

onurcan ( yorum ekle )

Rafael Nadal

Rafael Nadal (d. 3 Haziran 1986, Manacor, Mallorca), İspanyol tenisçi.

Dört yaşında halen koçluğunu yapan amcası Toni'nin çabalarıyla tenise başladı. Diğer amcası Miguel Angel Nadal, FC Barcelona ve İspanya Futbol Milli takımında yıllarca forma giyen ünlü bir savunma oyuncusudur.

Aslında solak olmayıp amcası tarafından sonra solak yapılmış,iki elini de kullanabilme kabiliyetine sahiptir.

Rafael Nadal, profesyonel tenis dünyasında ilk kez 16 yaşında oynadığı 2003 Monte Carlo Master Series turnuvasıyla dikkat çekti. Karol Kucera ve Albert Costa'yı yendikten sonra Guillermo Coria'ya mağlup oldu. ATP seviyesinde oynadığı üçüncü turnuvada Carlos Moya 'yı mağlup edip herkesi şaşırttı. Oynadığı ilk grand slam olan Wimbledon 2003'te 3.tura yükseldi. 2004'ten itibaren klasmanda hızla yükseldi. 2004 yılında Sopot turnuvasını kazanan Nadal, bir yıl sonra aralarında Roland Garros ve dört Master Serisi (Roma, Monte Carlo, Madrid, Montreal) turnuvasının da olduğu toplam 9 şampiyonluk elde etti.

2005 yılını Roger Federer'in ardından ikinci sırada bitiren Nadal, 2006'da ikinci grand slam turnuvasını yine Fransa Açık'ta (Roland Garros) kazandı. Dünya'nın bir numarası Roger Federer'e karşı üst üste beşinci galibiyetini alırken, toprak korttaki yenilmezlik serisini 60 maça çıkardı. Bu alanda eski rekor, 53 galibiyetle 1977'de Arjantinli Guillermo Vilas tarafından elde edilmişti. Nadal'ın toprak korttaki 81 maçlık yenilmezlik serisi, 2007 yılında Hamburg finalinde Roger Federer tarafından sonlandırıldı.

Toprak kortların kralı ("The king of clay") olarak bilinen Rafael Nadal 2008 yılında (Monte Carlo,Barcelona,Hamburg Turnuvalarını kazandıktan sonra Fransa Açık'ta (Roland Garros) üst üste 4. şampiyonluğunu kazanarak Bjorn Borg'un bu turnuvada üstüste şampiyon olma rekorunu egale etti. Nadal aynı zamanda, bu şampiyonlukla birlikte Roland Garros'ta yenilmezlik serisini 28 maça çıkardı. Nadal'ın bu turnuvadaki başarısı onu diğer üyeleri Roger Federer, Bjorn Borg ve Pete Sampras olan "herhangi bir Grand Slam turnuvasında üstüste en az 4 şampiyonluk yaşayan tenisçiler" listesine soktu.

Nadal, 2008 yılında aynı zamanda Wimbledon tenis turnuvasını da kazanarak Fransa açık tenis turnuvası haricindeki ilk Grand Slam turnuvası şampiyonluğunu elde etti. Bu turnuvanın finalinde, Roger Federer ile, yağmurun 2 kez durdurduğu ve toplam oyun süresi 4 saat 45 dakika olarak kaydedilen unutulmaz bir maça imza atan Nadal, rakibini 5 set sonunda (6-4, 6-4, 6-7, 6-7, 9-7) mağlup etmeyi başardı.



Kazandığı Şampiyonluklar: [değiştir]

TEKLER
2004 Sopot
2005 Acapulco
2005 ATP Masters Series - Canada Masters
2005 ATP Masters Series - Madrid Masters
2005 ATP Masters Series - Monte Carlo Masters
2005 ATP Masters Series - Rome Masters
2005 ATP Masters Series - Barcelona
2005 Bastad
2005 Beijing
2005 Costa Do Sauipe
2005 Roland Garros
2006 ATP Masters Series - Monte Carlo Masters
2006 ATP Masters Series - Rome Masters
2006 ATP Masters Series - Barcelona
2006 Dubai
2006 Roland Garros
2007 ATP Masters Series - Indian Wells Masters
2007 ATP Masters Series - Monte Carlo Masters
2007 ATP Masters Series - Rome Masters
2007 Barcelona
2007 Roland Garros
2008 ATP Masters Series - Monte Carlo Masters
2008 ATP Masters Series - Barcelona
2008 ATP Masters Series - Hamburg Maters
2008 Roland Garros
2008 ATP Queen's Cup
2008 Wimbledon

ÇİFTLER
2003 Umag
2004 Chennai
2005 Doha
2008 Monte Carlo Masters


onurcan ( yorum ekle )

Dexter season 3 trailer


onurcan ( yorum ekle )

Heroes season 3 teaser


onurcan ( yorum ekle )

Recep ivedik dj oytun remix


onurcan ( 1 yorum )

Beyaz show ve Recep İvedik


onurcan ( yorum ekle )

Recep ivedik Psikolog


Exoin; günlük yazılarınızı, resimlerinizi, videolarınızı ve daha bir çok zengin içeriği basit ve hızlı bir şekilde üretip paylaşabileceğiniz yayın ortamınızdır.

Üye iseniz?

Üye değilseniz?