RSS

hoxy

Nov 03
Hakan ( yorum ekle )

MORTGAGE (KONUT KREDİSİ) YAKIYOR / Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 03 Kasım 2008

MORTGAGE  (KONUT KREDİSİ)   YAKIYOR

Daha geçen sene 1.30 seviyelerinde olan konut kredileri acaba % 1 seviyelerine ne zaman iner diye hesap kitap yaparken bütün hesaplarımız alt üst oldu. Şaşkına dönen vatandaşımız ihtiyacı olsa bile ev alıp almamakta kararsız. Basında her gün çıkan olumsuz haberler, çizilen karamsar tablolar,  sürekli tırmanışta olan krediler gerçekten ne yapacağını şaşırmış vatandaşı bu konuda beklemeye itiyor.

Daha yeni mortgage kredisine başvuran bir okurum krediye başvururken faiz oranının 1,44 olduğunu ancak krediyi kullanma aşamasına kadar önce 1,55 sonra 1,70’ e faizin dayandığını söylüyordu. Allah’ tan kredisi çabuk onaylanmıştı  çünkü oranlar 2 ‘ lere kadar çıkmış bulundu. Evet çok değil son bir ay içinde bir anda yükselme trendine giren  faiz oranları her geçen gün durdurulamayacak şekilde artmaya başladı.

Geldiğimiz noktada yaşanan kriz ile beraber 360 aya uzayan konut kredi faiz oranları 60 aya kadar indi üstelik faiz oranları 2,00 nin üstüne çıkmış durumda. Gerçekten inanılmaz bişey bu. Oysa yapılan bu kadar güzel projeler varken, alınabilecek alternatif konutlar bu kadar çokken birçoğumuz sadece  faizlerin düşmesini bekliyordu ev almak için. Soran herkese aynı şeyleri söylemiştim beğendiğiniz bir ev varsa ve fiyatı bütçenize uyuyorsa alınabileceğini her fırsatta söylemiştim

Mortgage ( Tut-Sat )

Mortgage ( Tut-Sat )

Sektörde şu an her banka farklı kredi oranları ve vadeler uyguluyor. Konut kredisi kullanırken iyi bir araştırma yapılmalı, en uygun vade ve oranı veren banka tercih edilmeli. Konut kredi faiz oranları 2 ve üstüne çıkmış bankalardan bazıları  HSBC, Teb, Bankpozitif ve Anadolubank iken en düşük kredi oranı veren bankalardan biri Garanti Bankası 1,80. Garanti bankasını diğer bankalar izliyor. Ancak unutmamak gerekirki mortgage kanunumuza göre kullandığınız krediyi faizler düştüğünde aynı banka yada farklı bankalardan yeni faiz oranlarına göre tekrar yapılandırabiliyorsunuz.

Şu an asıl soru şu; Faizler bu kadar yüksekken konut almak ne kadar doğru? Eminim birçoğunuz bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyorsunuzdur. Benim cevabım yine aynı olacak. İçinize sinen bir ev bulduysanız fiyatı bütçenize uyuyorsa kaçırmayın alın derim. Çünkü yükselen faiz ve konut fiyatları ters orantılı gelişiyor. Yani faizler yükselirken konut fiyatları düşer, faizler düştüğünde ise konut fiyatları yükselir.Hemen hemen her zaman denge vardır.Gayrimenkul alırken en önemli nokta doğru fiyattan doğru lokasyonda yer  almaktır. Doğru fiyat ve lokasyonda alınan bir gayrimenkul her zaman için yapılmış doğru yatırımdır.Unutmayalımki mal alınırken kazanılır dolayısıyla fiyat çok çok önemlidir.

Tabii şunuda eklemeden geçmek istemiyorum. Mümkün olduğu kadar alacağınız evin tutarının min %30 – 50 arası elinizde nakit olsun. Kalan kısmı için konut kredisi kullanmanız hem taksitlerinizin düşmesini hem alacağınız kredi riskini en aza indirir. Boyunuzu aşacak kredilere girmeniz, tamamına yakın kısmını kredi kullanarak büyük riskler alarak gayrimenkul almanız sıkıntılı şu günlerde sizleri ileride zorlayacaktır.Ancak elinde nakit parası olup gayrimenkul yatırımı yapmak isteyen yatırımcılar için ise fırsat günlerinin geldiğini söyleyebiliriz.Bunlar dikkatli olur ve piyasayı kovalarsa çok iyi fırsatlar yakalayacaklardır.

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin yazdı


Hakan ( yorum ekle )

Ben bu Şile olayını çok seviyorum yaaa../ Hakan AMAN


03 Kasım 2008 / Pazartesi

Keşke havalar hep böyle gitse. Yaz’dan kalma çok sıcak ve güzel bir hafta yaşadık. Geçen haftalarda İstanbul’u suya boğan yağışlardan sonra havaların bu kadar güzel bir şekilde geçmesi çok iyi oldu doğrusu. 29 Ekim Cumhuriyet bayramı olsun, ikiTekerim.Com Şile Mangal gezisi olsun bu güzel havada keyifli ve güzel bir biçimde geldi ve geçti...

2 hafta önce hatırlayacağınız üzere İzmit Körfez Pistinde yarışlara gitmiştik. Dönüşte ise motosikletim ( Hyosung GT 250 ) bana sorun yaşattı. Motordan ses gelmeye başladı İstanbul’a 10 kilometre kala bu sorun yüzünden daha temkinli ve daha yavaş bir hızla evime geldim. Fakat ciddibir problem olduğu bir gerçek. Ertesi gün makine beni yolda bırakmadan servise bıraktım. Sonuç krank ve piston değişecek. Anlayacağınız bu güzelim havalarda motosikletimi serviste yatırdım. Ama motosikletsiz kalmadım doğrusu. Servisim sağolsun bana yedek motor verdi. Bu iki haftadır emanet motosikletlerle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kortejinde yer aldım. 02 Kasım Pazar günü Şile’ye sevgili ikiTekerim.Com sakinleri ile mangal keyfi yaptık. Bunca yol yaptım anlayacağınız bu güzel havalarda ve hep emanet bir motosikletle. İnsan emanet bir malla hiç rahat edemiyor doğrusu. Ama yinede keyifle bu güzel organizasyonları geride bıraktım. Özellikle geçen senenin coşkusu ve kalabalığından yoksun olarak yaptığımız 29 Ekim Teröre Lanet, Şehitlik Korteji. Hazırlık süresinin az olması, birçok kulüp, dernek ve web sitesinin bu korteje katılmaması organizasyon katılımının az olmasına sebep oldu. Fakat gelen herkes çok bilinçli ve özveriliydi. Herhangi bir provakasyon ve herhangi bir aksilik olmadan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı biz motosiklet tutkunları için anlamlı bir biçimde geçti. Seneye umarım bir sebep olmadan,bu ülke’nin güzel evlatlarını şehit vermeden, sadece Cumhuriyeti kutlamak için kortej yaparız e şehitlik ziyareti yaparız.

Ben bu Şile olayını çok seviyorum yaaa..



ikiTekerim.Com üyelerimizle mangal keyfi yaptık… Yalnız hemen söyleyeyim öyle 20-30-50 kişi falan değildik. Kalabalık olmayı zaten bende fazla sevmem. Az olsun öz olsun kafamıza göre olsun derim. Genelde böylede oluyor gezilerimiz. Bu hafta bu güzel havayı yakalamışız dururmuyuz be. Cuma günü evimde yemek verdim sevgili site üyesi arkadaşlarıma. Sevdiğim dostlarım desem daha iyi olur aslında. Tüm siteye yemek verebilecek kapasitede değilim buarada Herneyse o akşam kararlaştırdık Şile’de mangal olayını. Offf nede canım çekti yaa şu sucuk olayını Cuma gecesi evime gelen adamlardan sadece 1 tanesi Pazar günü Şile’ye geldi Diğerleri bi şekilde gelemediler. Sağlık olsun başka zamana dedik. Fakat yeni üye arkadaşlarımızdan bir iki tanesi bizlere eşlik ettiler ve 6 motor 7 kişi şilenin yolunu tuttuk. Çok keyifli ve sorunsuz olarak Şileye ulaştık ve hava mü kem mel idi. Mangalı’ da cos cuz ettirdik ve tabii olmazsa olmaz geyiklerimizi ve sohpetlerimizi yaparak fazla geç kalmadan eski yol üzerinden evlerimize dağıldık. Gün çok keyifliydi. Sanırım ne zaman olursa olsun bu Şile’ de mangal yapmak çok iyi geliyor bana yaa. Gerçekten ben çok keyif aldım. Hmm unutmadan mangalı kendi ellerimle yakıp, etleri kendi ellerimle pişirerek servis yapıyorum Valla çok güzel oluyor yaa…


Sevgili Gökhan (GKN) arkadaşıma geçmiş olsun…



Pazar akşamı Motosiklet.Net i incelerken bir kaza topiği gözüme çarptı. Sevgili Gökhan VAROL arkadaşım ( 29 Ekim’de Basın Bülteni Okuyan – 2007 de benim motosikletimle aynı gece , aynı sokakta motoru çalınan arkadaş…) ciddi bir kaza geçirmiş ve Allahtan kendisine çok ciddi bir şey olmamış. Fakat motosikleti baya hasar almış pert ve olmuş. Gökhan’ ın durumu ise gayet iyi herhangi bir sorunu yok. Çok çok geçmiş olsun diliyorum sevgili arkadaşım, ayakta olman, bişeyinin olmaması bizleri sevindirdi. Daha temkinli yol almamız gerekiyor trafikte, Umarım bu son olur sevgili Gökhan kardeşim.


Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Oct 27
Hakan ( yorum ekle )

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Coşkusu / Hakan AMAN


27.10.2008


29 Eim yaklaştı. Yine yeni yeniden 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Türkiye Cumhuriyet’imizin Kuruluşu’nun 85. yılını kutlamaya hazırlanıyoruz. Tüm coşkusuyla bu senede 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutlayacağız.

Geçen seneden birçok arkadaşım hatırlar mükemmel bir bayram geçirmiştik. Katılan tüm motosiklet sevdalısı arkadaşlarım büyük bir özenle, tekbir yürekle o güzel ve anlam dolu günü birlikte, yıllarca unutulmayacak bir kortej ile ses getirmeye çalışmıştık. Çok uzun bir motosiklet konvoyu hem gündüz şehitlik programında, hemde gece Bağdat Caddesindeki Fener Alayı programında yüksek katılım göstermişti. Türkiye tek yürek olmuştu Şehitlerimiz için. Tüm motosiklet kulüp, dernek, web siteleri vs. gibi kısacası motosiklet tutkunları tek yürek olarak bir bütünlük içerisinde o gün hiç bir sorun olmaksızın duygulu ve anlamlı anlar yaşadı. Böyle bir an, böyle bir beraberlik, böyle bir birliktelik kırk yılda bir yaşanır. Bu benim kendi fikrim tabi. Hatırlarsınız 29 Ekim aslında her sene coşkulu ve katılımı yüksek geçer. Fakat 2007 yılında çok farklıydı. Çok sayıda şehit vermiştik o günlerde ve bu bakımdan çok anlamlı ve özel bir gündü.

Ne tesadüf bir durumdur ki bu şehit verme olayı bu senede, üstelik daha geçen bir kaç hafta içerisinde yeniden oldu ve çok sayıda şehit verdik. Türkiye her sene aynı senaryo ile karşı karşıya mı getiriliyor? Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramında Teröre Dur Denilecek yine. Fakat geçen sene daha organize bir şekilde hareket edilerek tek yumruk olunmuştu. Bu sene kulüp, dernek veya motosiklet siteleri kendi başlarına, bir birleşme olmaksızın, gündüz şehitlik ziyareti gerçekleştirecekler. Gece Bağdat Caddesindeki Fener Alayı Programlarını yüksek katılımla yine tek bir çatı altında gerçekleştirecekler. 29 Ekim deki Cumhuriyet’e Bağlılık Yürüyüşü için yine Bağdat Caddesi’nde buluşacaklar. On binlerin katılımıyla Bağdat Caddesi’ndeki yürüyüş sonunda MFÖ Üçlüsü muhteşem bir konser verecek. Her yıl Cumhuriyet coşkusunu günler öncesinden Kadıköylülere yaşatan Kadıköy Belediyesi, bu yıl Cumhuriyetimizin Kuruluşu’nun 85.yıl onuruna yakışır bir program hazırladı. Bu programı yerinde izlemek isteyenler için program yapacak bazı web siteleri ise MotoVirus.Com, MotosikletClub.Com , Motosiklet.Net gibi popüler motosiklet siteleri üyeleriyle 29 Ekime özel şehitlik sürüş programı yaptılar. Bu programları web sitelerine girerek öğrenebilirsiniz. Sitemiz olan ikiTekerim.Com ' da 29 Ekim günü bir program yaptı. Katılmak isteyen arkadaşlarımızı bekleriz. Tüm katılım gerçekleştirecek arkadaşlarımız için kazasız, belasız, yağmursuz, provakasyonsuz bir sürüş dilerim.

Ve sevgili kardeşim Tolga DOĞAN evlendi...



ikiTekerim.Com kurucu ortağı, admini, yöneticisi olan sevgili Tolga DOĞAN (TacoTR) kardeşim bu hafta sonu sevgili Burcu PÜSREK (mycapric) ile evliliğe ilk adımını attı. Artık Tolga ve Burcu DOĞAN çifti olarak kayıtlara evli olarak geçtiler.

ikiTekerim.Com üyeleri Tolga ve Burcu DOĞAN çiftini o yağmura rağmen yalnız bırakmadılar. Birçok arkadaşımız gerek motosikletleriyle, gerekse arabalarıyla şiddetli yağan yağmur ve nikah dairesinin o berabat trafiğine rağmen Yalnız bırakmadılar. Tabi ki bende o berbat trafiği bizzat yaşayanlardanım. Çok sinirlendim inanın çoook. O maltepe belediyesinin sevgili başkanı olacak zatı muhteremi tebrik ederim ki güzel bir nikah salonu yaptırmış, gayet modern, çok kalabalık grupları rahatlıkla ağırlayabiliyor olmasından dolayı... Ama o trafiği hiç hesaba katmamasından dolayı ve o güzelim binaya uygun bir otopark yapmaması, yaptıramamasından ötürü şiddetle KI – NI – YO – RUM...!!! Ben sizlerin yerinde olsam kesinlikle o nikah salonunda ne nikah kıydırırım, ne de önünden geçerim. Bir kez gidince çok iyi anlıyor insan. Şiddetle tavsiye ediyorum LÜTFEN NİKAHLARINIZI BAŞKA BİR SALONDA, EN AZINDAN OTOPARK KONUSUNDA MÜSAİT OLAN BİR YERDE YAPINIZ!!! Emin olun pişman olmayacaksınız...
Çiçeği burnunda evli çiftimize Burcu ve Tolga DOĞAN çiftine bir ömür boyu mutlulukular, bir ömür boyu birliktelik diliyorum.

Heeee unutmadan DARISI BAŞIMA

Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Oct 25
Hakan ( yorum ekle )

Ev Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Hatice KOLÇAK

Ev Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

- Öncelikle nereden daire alacağınızı doğru belirleyin. Yatırım için bir daire alacaksanız, o bölgede ileride ne gibi gelişmeler olacağını araştırın. Çünkü bir daireyi değerlendiren çevresidir.

- Daire alırken acele etmeyin. O semtteki fiyatları iyi araştırın. Alacağınız daire fiyatı ile diğer daire fiyatlarını kıyaslayın. Gerekirse bir uzmandan yardım alın. Çünkü bir emlak uzmanı sizin dikkat etmediğiniz birçok şeye dikkat edecektir.

- Satın alacağınız dairenin beğendiğiniz daire ile aynı daire olup olmadığını tapudan ve belediyeden kontrol edin.

- Henüz inşaat tamamlanmadıysa en azından kat irtifak tapusu alın.

- İnşaat halinde bir daire alıyorsanız sadece kat irtifak tapusu almak yetmez. Daireyi satan kişiyle ayrıca sözleşme yapın. Sözleşmeyle dairenin ne zaman teslim edileceğini, kullanılacak malzemeyi, zamanında teslim edilmediğinde satıcının size ödeyeceği cezai şartı belirleyin. Ayrıca yapacağınız
sözleşmeye kat irtifakının, kat mülkiyetine çevrilmesini şart olarak ekleyin.

- Alacağınız daire inşaatı tamamlanmış bir daire ise, kat mülkiyeti olup olmadığına dikkat edin. Kat mülkiyeti varsa iskanı da var demektir.

- Tapuda size sadece arsa hissesi devri yapıldıysa satın aldığınız yerin daire değil, sadece bir arsanın payı olduğunu ve bu satış işlemine karşı diğer hissedarlar tarafından önalım(şufa) davası ve ortaklığın giderilmesi için izale-i şuyu davası açılabileceğini bilin.

- Dairenin, geçmiş yıllara ait vergi borcu olup olmadığını araştırın. Çünkü geçmiş yıllara ait borçlardan yeni daire sahibi de eski daire sahibi ile birlikte sorumludur.

- Satın aldığınız yer için belediyeye beyanname vermeyi unutmayın.

- İçinde kiracısı olan bir daire aldıysanız, mutlaka kira sözleşmesine bakın. Aldığınız daireye ihtiyacınız varsa eski daire sahibi ile kiracısı arasındaki sözleşmeye dayanarak veya yeni malik sıfatıyla tapu tarihinden itibaren 1 ay içinde ihtarname tebliğ ettirip 6 ay süre tanıyarak kiracıya tahliye davası açabilirsiniz. Kira bedelleri de yeni malik olarak size ödenecektir.

- Alınacak emlağın tapu kaydı mutlaka önceden kontrol edilmeli.

- Müteahhidin kat karşılığı yaptığı bir inşaattan gayrimenkul alıyorsanız, müteahhitle mukavele yaparak, yaptığınız mukaveleye bitirme tarihi ve kullanılacak malzemeleri tek tek yazarak, gerekli miktarda tazminatları ilave etmelisiniz.

- Alacağınız gayrimenkul kiracılı ise öncelikle kiracı ile yapılan kira kontratını incelemeniz, kiracıyla bizzat görüşmeniz ya da kiracı tahliye taahhüdü vermis ise tahliye taahhüdündeki tarih ile kontrat tarihini karşılaştırmanız gerekir.

Yeni Bir Ev Satın Alırken Sormamız Gereken Sorular Şunlardır:

- Binanın projesi var mı?

- Zemin etüdü yapılmış mı? (Zemin emniyet gerilmesi belirlenip katsayısına göre projesi yapılmış mı?)

- Bina yapılırken deprem yönetmeliği dikkate alınmış mı? Hangi deprem yönetmeliğine göre yapılmış?

- Projeler kim tarafından yapılmış ve bu projeler denetlenmiş mi?

- Binanın ruhsatı, kullanım izni var mı?

- Betonu elle karılarak mı, yoksa betoniyerle mi dökülmüş ya da hazır beton mu kullanılmış?

- Yapının teknik uygulama sorumlusu kim, ilgili kişiler mi?

- Kullanılan malzemeler standartlara uygun mu?

- Yapıda kullanılan demirin özelliği nedir? Nervürlü mü, düz demir mi kullanılmış? Bu özellikler projeye uygun mu?

- Bu demirler standartlara uygun mu?

- Kullanılan betonun laboratuar deneyi var mı?

- Proje ile yapı arasında paralellik sağlanmış mı?

Bu sorulara olumlu yanıt veriyorsak “yapımız güvenlidir” diyebiliriz.

Emlak Vergi Beyannamesi :

- Emlak vergi beyannamesi, her dört yılda bir genel beyan döneminde mükelleflerin bağlı bulundukları ilgili belediyelere verilir. Beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen bina arazi vergisi birinci taksiti beyan edilen aylarda (Mart, Nisan, Mayıs ayları içinde), ikinci taksiti de Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir,

- Kimler Bina, Arazi Beyannamesi Verecektir?

- Binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi. Her ikisi de yok ise binaya ve araziye malik gibi tasarruf edenler, bina, arazi beyannamesi vereceklerdir.

- Velayet altında bulunan çocukların mükellef olması halinde beyanname, çocuklar adına düzenlenecek, ancak velisi tarafından imzalanacaktır.

- Bir binaya müşterek mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler.

- İştirak halinde mülkiyette ise malikler emlâk vergisinden müteselsilen sorumludurlar.

- Beyanname, vekâletname ile verilebilir. Vekaletin bir örneğinin beyannameye eklenmesi gereklidir.

- Beyanname elden verilebileceği gibi posta ile taahhütlü olarak gönderilebilir.

- Genel beyan döneminde belirlenen emlak vergi değerleri Vergi Usul Kanunu’na göre Bakanlar Kurulu’ nca her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında ilgili belediyelerce otomatik olarak arttırılacaktır. Mükelleflerin bu arttırımlar için yeniden beyanname vermeleri gerekmemektedir.

- Beyannameye konu olan taşınmazın el değiştirmesi halinde satıcı satışın yapıldığı takvim yılı içinde ilgili belediyeye bildirmek, taşınmazın alıcısı ise aynı takvim yılı içerisinde beyanname vermek zorundadır.

- Örneğin; 04/03/2007 tarihinde satılan taşınmazı 31/12/2007 tarihine kadar, 15/12/2007 tarihinde satılan taşınmazı yine 31/12/2007 tarihine kadar emlâk vergi dairelerine bildirmelidirler.

El Değiştirmede Vergi Sorumluluğu:

- 1319 sayılı yasanın 30’ uncu maddesinin 3239 sayılı Kanun’ un 110’ uncu maddesiyle değişen fıkrasınca;

- Devir ve ferağ yapılan bina ve arazinin devir ve ferağının yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlâk vergilerinin ödenmesinden devreden ve devir alan, müteselsilen sorumludur, ancak devir alanın eski malike rucu hakkı saklıdır.

Qurbaa.Com


Oct 20
Hakan ( yorum ekle )

İyiki yurtdışında yarışıyorsun / Hakan AMAN


20.10.2008

Motosiklet kimine göre bir ulaşım aracı, kimine göre eğlence, kimine göre özgürlük, hobi vs. Kişisine göre değişiyor yani motosiklet sevgisi. Ama öyle yada böyle bu ülkede motosiklet çok sevilir. Korkudan binemeyenler, almak isteyip alamayanlar,ailesi izin vermeyenler ve bu tanımlara uygun bir çok sorun yüzünden motosiklet sevdasını yaşayamayan bir sürü insan tanırım. Fakat bilirim ki bu insanlar motosiklete çok büyük saygı gösterir, yol verir, sever, sayarlar... Her ne kadar motosiklet üzerinde olmasalarda bakış açıları böyledir. Olumlu ve katılımcıdırlar.

Hep merak etmişimdir neden motosiklet sporu bu ülkede hak ettiği yerde değil. Motosiklet ülkemizde çok seviliyor, milyonlarca motosiklet kullanan insan var çeşit çeşit, türlü türlü... Geçmiş senelerde belki daha hareketliydi bu spor hem katılımcı anlamında hemde seyirci anlamında. Hatırladığım kadarıyla bir zamanlar Tv den naklen yayınlar dahi olurdu. Güzel günler yaşanmıştı yani bir zamanlar. Bir de şu var eskiden imkanlar çok daha kısıtlıydı, teknolojik açıdan bu kadar gelişmiş değildi, sponsor bulmak sanırım çok daha zor idi. Bunun gibi daha birçok zor durumlar yaşandı geçmiş zamanlarda ama yinede yarışan kişi sayısı ve seyirci eminimki bugünkü sayıların çok ama çok üzerindedir. Günümüzde neler oluyor da böylesine olumsuz ve kötü rüzgarlar esiyor bu spor üzerinde inanın sizler kadar bende çok merak etmekteyim. Özellikle bu sezon bir kabus gibi geçti bazıları için. Fakat herşey böylesine olumsuz bir hava içerisinde bir ömür boyu geçecek değil mutlaka. Umarım yakın zamanda çekişmesi çok , heyecan dolu, çok daha keyifli yarışlar izleyebiliriz.


Geçebilene aşk olsun...



Dünyanın en çok yarış kazanarak şampiyon olan, Türkiye'nin gururu, çok sevilen sporcumuz Kenan SOFUOĞLU Pazar günü İzmit Körfez Pistinde fırtına gibi esti. Milli gururumuzu izlemeye gelenler harika iki yarış izleyerek Kenan SOFUOĞLU' nun nasıl yarıştığını görmüş oldular. Oldukça yoğun bir ilgiyle karşılaşan Kenan SOFUOĞLU' nu görmek isteyenler pit alanında fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle yarıştırlar. Buarada bende birkaç fotoğraf çektirdim tabi Kenan sıcak kanlı ve ilgiden oldukça memnun. Fakat bence bu ilgi daha çok olmalıydı. Senede belki bir belki iki defa görebileceğiniz ve izleyebileceğiniz harika bir yarışı kaçırmış oldunuz siz gelemeyen arkadaşlarım. Gelemeyenler belkide haklıdır bu spora küstürüldüler, yarışmacı olanlar belki bezdirildi, pist sorunları vs. ama dünya üzerinde bir sporcumuz var ve çokta başarılı bir şekilde halen spor yaşantısına devam ediyor. Bu kişi İstanbul ve Ankara gibi iki dev metropolün yakınlarında (çevredeki daha yakın şehirleri saymıyorum bile) bir yerde yarış yapmaya geliyor ve bakın tribünlerde kaç kişi var? 500 yada 750 benim tahminim bu... Umarım bir gün bu güzel ve eşsiz ülkede hakettiği yeri, sevgiyi ve desteği bulabilir sevgili Kenan SOFUOĞLU. Yurt dışında zaten el üzerinde tutuluyor bu değerli insan... Ben son söz olarak şunu söylüyorum İYİKİ YURTDIŞINDA YARIŞIYORSUN sevgili Kenan kardeşim.


Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Oct 13
Hakan ( yorum ekle )

Kış Aylarında Motosiklet Kullanımı / Hakan AMAN


13.10.2008

Yağmurlu havalarda yürümeyi hep sevmişimdir. Hele motosiklet kullanmasına ise bayılır bir haldeyim İsteyen romantik diyebilir veya ıslanmayı seven biri... Hiç farketmez bana hepsi uyuyor... Kış aylarına girdiğimiz bu günlerde malum kış aylarında motosiklet kullanan veya kullanmak isteyen arkadaşlarımız için bildiklerimi anlatmak, yazmak istedim bu hafta.

Lütfen kış aylarında daha dikkatli olalım..!

Islanmaya başlıyoruz şemsiyeleri almayı unutmayın

Ufak ufak kış gelmeye, havalar soğumaya ve yağışlar artmaya başladı. Son haftalarda çok sık yağmur yağdı. Muhtemelen bu durum artarak devam edecektir. Önümüzdeki haftalarda yağışlar devam edecek ve hava durumu kış aylarında olduğu gibi soğuk ve yağışlı geçecek. Akside olabilir tabi, ama adı üzerinde KIŞ!

Yağmur Lastikleri Taktırmazsan Düşersin..!

Motosiklet kullanmak ciddi iştir. Sorumluluk ister, özen ve dikkat ister. Malum yağmurlu geçecek ileriki günlerde bir kaza yaşamamak, yağmurlu, ıslak zeminlerde kaymadan asfalta tutunarak gidebilmek için lastik değişimlerinizi biran önce yapmalısınız. Ben ıslak yollarda bir kaç kez düşüş yaşadım. İnanın hiç hoş bir durum olmuyor. Islak ve yağmurlu havalarda yola çıkmazdım, önyargılı bakardım bu düşüşlerden dolayı. Fakat bu kadar korkulacak bir durum olmadığını anlayabilmem fazla uzun sürmedi. Yağmur lastikleriyle çok kullanışlı ve tıpkı kuru zeminde gidermişcesine sürüşler yapılabiliyor. Sizlerde motosikletlerinizin modellerine ve ebatlarına göre lastik seçimlerinizi yaparak kış ayları boyunca asfalt üzerindeki tutunabilme olasılığınızı yükseltebilirsiniz. Fakat hemen şunu da eklemeliyim ki sadece lastik başlı başına güvenliğimizi sağlayamıyor. Lastik sadece üstüne düşeni yaparak yağışlı havalarda ki çok önemli görevini yerine getiriyor. Aslında en önemli görev lastik desem hiç de yalan olmaz Sonraki büyük görev yine bize düşüyor. Yani motosiklet kesinlikle agresif ve sert bir biçimde kullanılmamalıdır, paralel olarak gideceğimiz veya ulaşacağımız yere ulaşabilmek adına hızlı sürüş yaparak güvenliğimizi tehlikeye sokmamalıyız. Unutmayalım ki arkadaşlar bizler zaten trafik üzerindeki mevcut tüm araçlardan, en yavaş motosiklet dahi olmak üzere çok daha fazla hızlı yol almaktayız. Bu durumu göz önünde bulundurmalıyız. Riskli sürüş biçiminden özellikle yağışlı havalarda kaçınılmalıdır. İkiTeker üzerinde olduğumuzu unutmayalım.

Motosiklet Bakımlarını Yaptırmazsan Yolda Kalırsın..!

Peki tüm bunları yerine getirince motosikletimizi kış aylarında kullanabilirmiyiz?

Dedim ya motosiklet kullanmak ciddi iştir. Yapmamız gereken biraz daha iş var acele etmeyelim lütfen. Hayatımız motosiklet üzerindeyken kime emanet? Düşünmek lazım. Motorumuzun sağlıklı çalışabilmesi, ıslak ve soğuk havalarda yolda bırakmaması için bu aylarda rutin kış bakımlarını yapmalıyız. Yolda kalmak inanın hiç hoş bir durum değil. Özellikle basit şeyler yüzünden yolda kalmak istemeyiz. Hele birde işimiz aceleyse mahfolduk diyebiliriz. İş yatar, sorun büyür, gün biter maalesef. Yalan yok abartmıyorum durum çok ciddi. Böyle sorunlarla karşılaşmak özellikle yağışlı ve soğuk havalarda bir motosikletçinin karşılaşabileceği zor durumların ortalarında geliyor. Kabusa yakın bir durum diyebilirim. Daha kötüleride var tabii. Ağırza yapmak o kadarda kötü değil mutlaka. Ölüm yok yani sonunda Ancak kesinlikle bu aylarda motosikletimizi kışa hazırlamamız gerekmektedir. Çok gerekli bir kaç ufak müdahaleyle motosikletimiz kışa hazırlanabilir. Böylelikle motosikletimiz yol almaya hazır olur ve kış ortalarına kadar belkide kış sonuna kadar bir başka bakım yapmaya ihtiyaç duymayabiliriz. Hem maliyet, hem zaman ve asıl önemli olan güvenlik konusunda büyük bir kazanç elde etmiş oluruz.

Giynmezsen Hasta Olursun..!

Sıra geldi TAM KORUMA olayına
Yağmurlu havalar dedik, lastik dedik, kış bakımı dedik sıra geldi giyisi olarak TAM KORUMA giyinmeye. Hayatımız bizim için çok önemli. Yani hayatta kalabilmek için herşey yaparız. Özellikle zor durumlarda! Zor durumda kalmadan da motosiklet kullanılabilir. Üstte yazdıklarımı uygulayan bir arkadaşımız fazla zor durumda kalmaz. Tabii İstanbul trafiğinde mevcut motosiklet saymaz, görmez kişiliklerle karşılaşmak dışında... Onlara karşı yapılması gerekenler ayrı bir yazı konusu. İstisnalar kaideyi bozmaz nede olsa. Sorunsuz bir sürüş derken karşı tarafı şimdilik anlatmıyorum sizlere Dediğim gibi sonra onuda yazarım Yazacak konu çooooook. Konuya dönmek gerekirse önemli olan sağlık durumumuzu korumak bize kalmış. Tam Korumalı, kışın giyilebilecek türden bir sürü marka veya değil kıyafet mevcut piyasada. Malum ucuz ve pahalısı var. Cebimize ve bütçemize en uygun tam koruma kıyafetleri mutlaka almalıyız. Bu kıyafetler içerisinde çok önemli gördüğüm Çizmeler, Yağmur ve rüzgar geçirmez kıyafetler, Tam koruma sağlayan dizlikler vs. gibi taş çatlasın 300 YTL ile 700 YTL arasında (belki az, belki çok... marka veya değil) birçok yerli ve yabancı kıyafetler bulunabiliyor. Olmazsa olmaz. Ya bu kıyafetleri giyeceksiniz. Yada üşüyerek, ıslanarak haftalarca yatağa bağlanarak öksürüp, aksıracaksınız. Tercih siz değerli okuyucularmın. Benden kış notları şimdilik bukadar

Kazasız ve keyifli sürüşler...

http://www.ikiTekerim.com
Motosiklet Dünyası Adına Herşey
Türkiye' nin en güncel motosiklet bilgi ve paylaşım platformu

__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Oct 11
Hakan ( yorum ekle )

Tramvay yolunda raylara DİKKAT / Hakan AMAN


29.09.2008

Tatil başladı, havalar bozdu, fakat motosiklet üzerinde yaşam devam ediyor. Ramazan ayı geldi geçti. Çok çabuk bir ay kayboldu gitti. Zaman akıyor, hayat geçip gidiyor.

Tüm okuyucularımın ve motosiklet tutkunu dostlarımın bayramını en içten dileklerimle kutlamak istiyorum. Bu hafta motosiklet gündemi fazla hareketli değildi. Gündem siyasi partilerin gerginliği, dünyanın en büyük bankalarının iflasları ve dünya piyasalarının çalkantılarıyla sürdü ve hala devam ediyor. Birbirlerine çocuklar gibi sataşanlar, iftira atanlar, hak yiyenler, halkın duygularını sömürenler, bu hayatta sadece kendileri varmış gibi davrananlar, yalanlar, dolanlar, haber kirlilikleri gibi saçma sapan fakat yinede izlemeden edemediğimiz türden haberleri izleyerek geçti. Hak eden hakkını mutlaka bulur bir şekilde. Kim neyi hak ediyorsa umarım cezasını kat ve kat çeker. Gerek bu dünyada gerekse diğer dünyada.


Kenan SOFUOĞLU yeniden Supersport kategorisine dönüyor...



Dünya Superbike yarışlarında ülkemizi temsil eden Kenan SOFUOĞLU geçen hafta sezonun 12. yarışı olan İtalya'nın Vallengua pistinde çok ciddi bir kaza geçirerek ölümden dönmüştü. Sağlık durumu iyi olan Kenan SOFUOĞLU tüm sevenlerini bu kaza yüzünden oldukça korkuttu. Superbike yarışlarına bu sezon yükselen ve daha ilk sezonu olması, ayrıca sezon ortasında Sinan SOFUOĞLU' nun antrenmanlar sırasında geçirdiği kazada hayatını kaybetmesinin ardından ciddi bir performans düşüklüğü yaşayan Kenan sezona oldukça kötü devam ediyor. Bizler bu durumu son derece üzgün bir biçimde izliyoruz. Bu arada bu hafta sık sık konuşulan bir başka haber ise gelecek sezon Kenan SOFUOĞLU' nun Dünya Superbike yarışlarına veda ederek, geçen sene Dünya Şampiyonu olarak tamamladığı Supersport kategorisine döneceği idi. Yani yarışçımız gelecek sezon Supersport kategorisinde yarış hayatına devam edecek. Bu sezon ki performansı yüzünden Kenan SOFUOĞLU nun takımı olan Ten Kate Honda gelecek sezon yarışması için Jonathan Rea' yi bünyesine katıyor. Umarım gelecek sezon bu sezondan daha başarılı geçer. Bizler Kenan SOFUOĞLU' nu MotoGp pistlerinde görmek, izlemek istiyoruz. Başarıları mutlaka devam edecektir.


Valentino Rossi yani Doktor yine yapacağını yaptı. Şampiyon yine Şampiyon hep Şampiyon



Dünya MotoGp şampiyonasında Valentino Rossi rekor kırdı. Rossi 8. MotoGP Dünya Şampiyonluğu'na bu sezon ki sekizinci galibiyetiyle ulaştı. Doktor' un kendisine ait olan en çok şampiyonluk kazanan pilot olma ünvanını yine kendisi geliştirdi. Hayranlarını bir kez daha kendisine hayran bırakmayı başardı Rossi. Zaten bizler ekran başında onu izlemekten zevk duyuyoruz. Adam aşmış, adam olayı bitirmiş kesinlikle. Show yapıyor, dalga geçiyor pistlerde oyun oynuyor. Sanırım gelecek senelerde bu başarıları tıpkı ünlü Formula 1 yarışçısı olan Michael Schumacher gibi devam edecek ve efsaneleşecek. Gerçi ben bir efsane olduğuna inanıyorum zaten. Yeri kolay kolay doldurulamayacak. Ben şahsen Valentino Rossi' nin çok uzun yıllar yarışmaya devam etmesini ve bizlere bu güzel görselliği yaşatmasını isterdim. Fakat hemen belirtmek isterim ki umarım bir Türk kardeşimiz çıkar adı şanı ne olursa olsun pistlerde birgün Rossi' yi madara etsin isterdim doğrusu. Fakat bunu görebilecekmiyiz bende bilmiyorum doğrusu. Neyse bizler umud edelim bakarsınız bir gün izleriz ve gurur duyarız...


Tramvay yollarında raylara DİKKAT!



Her tür yol mtosiklet kullanıyoruz. Asfalt, mıcırlı, kumlu, ıslak vs gibi yollarda motosiklet kullanırken yol şartlarına uygun sürüşler sergilememiz gerekiyor. Bu tür yollar ne getirir bilinmez. En ufak hata biranda yere düşmemizi, ciddi bir kaza yapmamızı sağlar. Motosiklet üzerinde en ufak kaza bile maddi açıdan yüksek olabiliyor. Maddiyatı bir kenara itelim, vücudumuz üzerinde düzelmesi en az bir hafta sürebilecek ufak tefek acı verici türden yara, bere veya daha ciddi kırık, çıkık, çatlaklar oluşabiliyor. Bu yol koşulları dışında çok ciddi bir biçimde motosiklet kullanımına dikkat edeceğimiz bir başka yol türüde Tramvay yolları. İstanbul' da daha fazla bulunan bu tramvay yollarına çoğu zaman motosikletlerimizle gireriz. Fakat çok dikkat etmeliyiz bu tramvay yollarında. Motosikletimizin kayarak bir anda kontrolünü kaybetmek istemeyiz. Ama inanın bu durum tramvay yollarında heran olabiliyor. Bişekilde ray üzerine geldiğimizde veya bir çukurdan kaçarken her an düşebiliriz. Sizlere ufak bir tüyo vermek istiyorum. Tramvay yolu üzerinde giderken geniş olan orta alanda sürüş yapın. Dar alanda sürüş yapmayın. Ray üzerinden geçerken paralel bir biçimde değil, mutlaka yan geçmeye çalışın. Bu ray üzerinden geçişlerde sakın olaki hızınız yüksek olmasın. Biranda kendinizi yerde bulmak ve ciddi bir sorunla karşılaşmak istemiyorsanız eğer tramvay yollarında sürüşlerinize dikkat edin ve tavsiyelerime uyun.

Bayram üzeri havalara da dikkat etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Bu hafta birkaç konuyu sizlerle bu şekilde paylaşmak istedim. Kazasız belasız bir bayram geçirmeniz dileğimle.

Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım.

Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Hakan ( yorum ekle )

Bana Yol Yapma Bayramı / Hakan AMAN



Bana Yol Yapma Bayramı / Hakan AMAN

06.10.2008


Bu Ramazan çok çabuk geçti sanki. İftar, sahur, iş, güç, koşuşturmalar derken bir de baktım koca bir ay geldi geçti. Tabi birde ömür nasıl geçip gidiyor bir düşünmek lazım Sanırım su gibi akıyor ve geçiyor.
Eylül ayı aslında hiç de iyi hatırlanmayacak gibi gözüküyor. Dünyanın en büyük bankaları tepetaklak gümlerken, tüm dünyayı ekonomi krizlere de sokmadan batmadılar. Global bir krizi daha önce bu dünya üzerinde hangi tarihte yaşamıştır ben pek hatırlamıyorum. Bu kriz ortamı Türkiye' yi de çok ciddi etkileyecek diye düşünüyorum. Özellikle Bankacılık ve İnşaat sektöründe ileriki zamanlarda ciddi anlamda kötü havalar eseceğe benziyor. Tabi bu düşünceler bana ait, anlattığım gibi de olmayabilir. Her neyse bu durumlar umarım ülkemizin yanından dahi geçmez ve etkilenmeyiz. Zaman içerisinde daha net göreceğiz.

Bayram oldu böyle oldu



Ramazan ayı motosiklet gezisi olmadan, fazla yol yapamadan bitti. Bazen halim olmuyordu, bazen de hava şartları eve hapsetti. Sadece iş için kullandım motosikletimi. Ama yinede iyi yol yaptım sayılır. Fakat bayram mükemmel geçti desem yalan olmaz. Aslında bu mükemmelliği havaların bayram sonuna dek iyi olmasına borçluyum. Şayet hava yağmurlu olsaydı baya zor durumlarda kalabilirdim. Zira sorunsuz, kazasız, belasız, hasarsız geziler yaptım Çok Sevdiğim Artçımla birlikte. Çok keyifli geçen 3 koca gün yaşadım. Bayram benim için ayrı bir bayram oldu. Yanınızda en sevdiğiniz iki şey ve uzunca gezilecek alanlar... Durmadan keyifle gezdim. Hatta sevdiğim şeylerden biri olmadığında bile aynı keyifle gaz verdim motosikletime. Hımmm unutmadan yeni motosikletim Hyosung GT 250 Naked Hani RT 125 almıştım işte o aldığım Makine çok kötü çıkmıştı ve geri iade etmiştim. (Bazen benim gibi adamlarda yanlış ürün satın alabiliyor!) Ardından yaklaşık 1 aydır bindiğim Hyo' nun GT 250 Naked' ını almış bulundum. İyiki de almışım. Bu arada eski sahibi Motosiklet.Net de üye olan Pınar arkadaşımızın motosikleti kullandığım motosiklet. Problemli bir makinaydı toparlandıktan sonra ikiTekerim.Com üyelerimizden sevgili vaga (Özgür) arkadaşımız almıştı bu motosikleti. Fakat Özgür' e uğursuz geldi bu motosiklet. Zaten onun pek de tarzı değildi bu motosiklet. Neyse uzatmadan netice itibariyle ben aldım ve ufak tefek dokunuşlarla motosiklete güzel bir hava verdim ve üzerinde köşe bucak dolanıyorum. İnanın fazla durmuyorum bile Bayramın 2. ışıl ışıl olan gününde Sevdiğim Artçım ve ben önce Şile sonrasında Ağva taraflarına uzandık ve o virajlı ama çok güzel yollardan, doğa manzaralarına bakarak, ağaçlıklar içerisinden keyifle gittik ve geldik. Yediklerimiz, yemediklerimiz bir yana bayramın 2. gün gezimizi tatlı yorgunlukla yaklaşık 250 KM yol yaparak noktaladık. En son Tv karşısında uyuya kalmıştım tabi
3.Gün ise Beykoz Anadolu Kavağı taraflarına, yine Karadeniz çıkışı, Marmara girişini aynı noktadan izlemek için o güzel günün ama kötü bir trafiğin tadını yine Sevdiğim Artçımla yol aldık. Sıcaklık o kadar güzeldi ki şıp şıp terliyorduk, giyisilerimizin içerisinden. Sonrasında Kadıköy Moda ve Cadde üzerinden günümüzü ve sürüşümüzü ufak bir tatsızlıkla bitirdik. E yani ufacıkta bir tatsızlık olsun. Kocaman İstanbulda hiçmi terslik rastlamaz dedirtmeyeyim kimseye Maalesef denyolar buluveriyor arasıra. Ama inanın keyifimizi kaçıramadı. Bayram bitiminde toplam yaptığım km 500 ü az geçmişti...
Bayram benim için böyle keyiflice geçti. Olay budur bunun adı Bayram ama Bana Yol Yapma Bayramı Yol yapmak çok güzelmiş. Özgürce Sevdiğimce...

Aman arkadaşlar sakın bana yüklenmeyin neden sitemiz üyelerine (ikiTekerim.Com) haber vermedin, neden bizleri çağırmadın diye. Bayram tatilimi önceden planlamıştım Sevdiğim Zatı Muhteremle geçirebilmek için. Benim için bir çok şeyden önemliydi baş başa yol yapabilmek. Sorunsuz keyif dolu yol yaptım Sevdiğimle. Sizlerle de yakın zamanda güzel geziler yapacağız hep beraber


Troy BAYLISS 2008 WORLD SUPERBIKE ŞAMPİYONU oldu.



Fransa'nın Magny Cours pistinde yapılan Superbike yarışı Dünya Superbike Şampiyonu belli etti. Daha önce 2 defa daha şampiyon olan Troy BAYLISS 2008 WORLD SUPERBIKE ŞAMPİYONU oldu. Böylelikle kariyerinin 3. Şampiyonluğunu yaşamış oldu.
Türkiye'mizi temsil eden başarılı sporcumuz Kenan SOFUOĞLU ilk yarışı 9 ikinci yarışı 19. sırada bitrebildi.

Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Hakan ( yorum ekle )

Gürkan ERDOĞAN ile "MOTORDA YAŞAM" Programı Hakkında Röportaj / Hakan AMAN





Gürkan ERDOĞAN ile "MOTORDA YAŞAM" Programı Hakkında Röportaj / Hakan AMAN


Her hafta Pazartesi günler yazılarıma devam ediyorum. Fakat bu hafta sadece yazı yazmak istemedim. Bu hafta sizlere Radyoda program yapan bir arkadaşımı tanıtacağım. Bu arkadaşımla bende

yeni tanıştım ve tamamen bir tesadüf eseri karşılaştık.
Özel bir iş görüşmesi için gittiğim bir şirkette, görüştüğüm işin sahibi olarak karşıma çıkan Gürkan ERDOĞAN ile tesadüfen tanışmış bulundum. Tabi üzerinde motosiklet montu olması konu açılmasına ve motor muhabbetinin başlamasına vesile oldu. Laf lafı açtıkça yapılan işler, güçler de ortaya çıktı. Belki bir çoğunuz benden çok daha iyi tanıyordur sevgili Gürkan ERDOĞAN’ ı. Kendisi özel bir Radyo olan Yaşam Radyo ( www.yasamradyo.com.tr ) da Türkiye’ nin ilk ve tek Motosiklet Radyo Programını “ MOTORDA YAŞAM “ adlı programı yapan ve çok ta başarılı olan bir arkadaşımız. Tabiki tanıştığımıza çok sevinmiştim. Hem ortak iş anlayışımız, hem de motosiklet sevdamız sayesinde samimi bir şekilde tanışmış olduk.
Bu samimi ortam sonrası kısa bir süre sonra, Gürkan ile telefonda konuşurken aklıma hemen bu çok yönlü ve başarılı insanla bir E-RÖPORTAJ yapma fikri aklıma geldi. Bu benim içinde yeni bir olaydı. Fakat bu E-Röportaj olayını çok tuttum hemen sizlere söyleyeyim. Türkiye’ de bu denli başarılı olan farklı kulvarlarda çalışan bir çok motosiklet tutkunu insan var ve bir çoğunu da tanıyorum. Madem öyle bundan sonra belli periyod aralıklarıyla siz değerli okuyucularıma bu insanların hayatlarıyla ilgili ve motosiklet tutkularıyla ilgili E-Röportajlar yaparak ilginize ve yorumlarınıza sunacağım. Bu konuda bana okuyucularım olarak sizlerde yardımcı olabilirsiniz. Röportaj yapılmasını istediğiniz kişi veya kişileri bana mail atarak bildirebilirsiniz.

Fazla lafımı uzatmadan sizleri bu keyifli röportajla baş başa bırakıyorum.


Motorda Yaşam Program Yapımcı ve Sunucusu Gürkan ERDOĞAN

H.AMAN > Yaşam biçimi kendi deyimiyle Gürkan ERDOĞAN kimdir, ne yapar?


G ERDOĞAN > Kısaca; Motosiklet tutkunu, şair, yazar, Senarist , araştırmacı, prodüktör, reklamcı, mucit, hayalperest, radyo programcı / sunucusu ve şizofren aday adayı delinin tekiyim J))) diyebiliriz.



Neredeyse yapmadığım iş kalmıycak yakında. Düzensiz bir yaşam tarzım oldu ve hala öyle devam ediyor. Gecem gündüzümde, gündüzüm motorda ve işlerimle. Uyku problemlisi biriyim. Geceleri uyuyamam. Gündüz çok uykum geldiğinde az bir siesta (15/20dk) tüm gün boyunca ayakta tutar beni. En rahat anlarım motosikletimin üstündeyken. Hatta bu beni motora binme keyfimi nasıl para kazanmaya yöneltir? Sorusunu sormama ve devamında motosikletle reklam yapmanın patent alımına kadar götürdü. Şimdilerde hem motorumla geziyorum hem de reklam yaparak ya para kazanıyorum ya da kendi işletmemin reklamını yaparak reklam maliyetlerimi düşürerek dolaylı para kazanıyorum. Bu arada reklam yapmayla ilgilenen sevgili motosiklet kullanıcısı arkadaşlar lisans almak üzere müracaat edebilirler.


H.AMAN > Sohbetimize o halde motosiklet ile başlayalım. Motosiklet sevdan nasıl başladı, bir örnek bir abi varmıydı?


G ERDOĞAN > “Doğmadan motorcu” tanımlamasına uygun olanlardanım aslında. 40 ım çıkar çıkmaz Babam ve annemin aralarında Şişli’den Orta’ya (Memeleketim Çankırı’nın ilçesi) 420 KM gittiğimi anlatırlar konusu geçtikçe.Ve sonrası zatürre tabii (Kasım ayında yapılan yolculuktan sonra ne beklenir?) Hep vardı hayatımızda motosiklet. Büyük abimin motosikletinde artçı olurdum bazen de babamın. Babam ve abim örnek oldu kabul edebiliriz. İlk motosikletimi 13 ümdeyken aldı babam, evimizden okula gitmemiz için. Kardeşim artçı olarak. Şarköy’e 8 KM mesafeyi hafta içi her gün katederdik. Hafta sonları da çevreyi tanıma dolaşmaları.İlk düşmelerimi de bu dönemlerde yaşadım mıcırlı, stablize yollarda.

H.AMAN > Ailen bu işe nasıl yaklaştı, sana engelmi oldular yoksa destek mi verdiler.



G. ERDOĞAN > İstanbul Kullanımımda babamın 73 model Orijinal Çekoslavak yapımı JAWA sını istedim. Babam “Kesinlikle o trafikte sana motor falan vermem ve tavsiye de etmem” demesiyle bir müddet askıya aldım. Yaptığım iş gereği ihtiyacım da olmadı çok fazla. Bu sebepten askıya aldım belki de. Daha sonraları arabamla trafikte kaybettiğim zamanımı geri almak için karar verdim tekrar motosikletli yaşama. Bütün akrabalarım, sevenlerim, ailem vazgeçmemi istediler. Tam bir caydırma kampanyası yani.


H.AMAN > Ne zaman dan bugüne motosiklet üzerindesin?

G. ERDOĞAN > 1984 den bu yana (99-2004 arası sadece yazları 3er ay kullandım.)
İlk motosikletim 1985 model iki zamanlı otomatik vitesli Puch idi.




H.AMAN > Koruma kullanımına dikkat edermisin, yoksa sende kask ve mont kullanmayan hava atmaya meraklı bir motosiklet kullanıcımısın.

G. ERDOĞAN > Kesinlikle. Asla kask takmadan 1 sokak ileri bile olsa motora binmiyorum. Bununla birlikte, Mevsimine göre; korumalarım (mont, eldivenler, korumalı pantolonlarım, kışın balaklavam..) her zaman tam tekmil yani. Öyle de olmalıyız. Biliyorum ki, beni örnek alan birçok küçük kardeşlerim var. Gelecek nesil motosikletçilere iyi örnek olmalıyız. Ben öyleyim. Zira, küçük düşmelerimde bedenimde hasar olmayışını korumalı giyimime borçluyum. Bir keresinde kaldırıma uçtum. Kafam (Arka beyincik kısmı) beton zemine çakıldı. Kask olmadığını düşünebiliyor musunuz?

 

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 


Sep 16
Hakan ( yorum ekle )

Mekanın Cennet olsun Cihan KILINÇKINI / Hakan AMAN





Mekanın Cennet olsun Cihan KILINÇKINI / Hakan AMAN

15.09.2008

Yaşam bizleri savuruyor. Hayat devam ediyor. Günlük sorunlarımız, dertlerimiz gelip geçiyor, sağlık olsun diyor, önümüze bakmaya devam ediyoruz. Sağlık ne kadar da önemli bir şey. Bu hafta sevdiğim bir arkadaşımı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. İkiTekerim.Com sitemizin’ de üyelerinden biri olan sevgili Cihan KILINÇKINI arkadaşımızı elim bir kaza sonrası kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu haftaki köşemi bu üzücü olay için ayırmak istedim. Biraz fazla ölümden bahsetmiş olsam da duygularımı yazmak istedim.

Bizler motosiklet tutkunu, başkalarına göre hız tutkunu kişiler olarak sağlığımızı korumamız gerekiyor. Hani iki teker üzerindeyiz ya, her an kaza yapabiliriz ya o bakımdan. Sanki bilerek kaza yapıyormuşuz gibi. Sanki otomobil kullananların suçları yokmuş gibi. Sonuç olarak kaza yapmamıza bir şeyler sebep olabiliyor, tıpkı otomobil ile yapılan kazalar gibi. Tıpkı herhangi bir şekilde kafamıza bir cisim düşmesi, yolda yürürken araç çarpması, ayağımızın kayıp düşmemiz sonucu gibi birçok şekilde kaza geçirmemiz mümkün. Dolayısıyla kaza bazen nereden gelir, nasıl gelir bilinmez. Hayat bir anda orada bitiverir. Yaşlı, genç, çoluk, çocuk yaşamlar solar gider. Ölüm kim olduğumuza, nasıl bir insan olduğumuza, makam veya şöhrete bakmıyor. “ Kim olursa olsun, her canlı bir gün ölümü tadacaktır “ yazar Zincirli Kuyu kabir girişinde. Kısacası mutlaka bir gün sıra bize gelecektir. Sıra bize gelene kadar hayatı, yaşamı en düzgün, en faydalı bir biçimde yaşamamız gerekiyor.

Her neyse hepimiz bu gerçekleri biliyoruz aslında. Etrafımızda her gün birilerinin çeşitli sebeplerden dolayı yaşamı sonlanıyor. Sevdiklerimiz veya hiç tanımadığımız yada aynı ortamı paylaştığımız kişiler olabiliyor bunlar. Çarkın işleyişi bu şekilde devam ediyor, edecekte.

Bu çark bu hafta benim ve motosiklet camiası içerisinde bulunan birçok arkadaşımın da ortak tanıdığı olan genç bir yaşamın solmasıyla sürmeye devam etti. Sevgili Cihan KILINÇKINI arkadaşımızı elim bir kaza sonrası kaybetmenin üzüntüsünü yaşamaktayız. Hemen aklınıza motosiklet kazasımı diye bir soru gelebilir. Bu insan defalarca motosiklet kazası atlatmış ve motosiklete küçük yaşlardan buyana binen, ve birçok kişinin tanıdığı motosiklet sevdalısı bir genç arkadaşımızdı. Dünyalar iyisi, dünyalar tatlısı bir genç arkadaşımızdı. Kısa bir süre önce bir inşaat firması için yurt dışında bir şantiyede çalışmaya başlamış Cihan arkadaşımız. Bu işin kendisine göre bir iş olmadığını anlaması fazla uzun sürmemiş tabi. Dönmeye karar vermiş ay sonunda bu durumu da ailesine ve yakın arkadaşlarına bildirmiş. Çalışmaya devam ettiği bir gün inşaat iskelesi üzerinde çalışırken, 4. katta bulunan iskele tahtasının kırılmasıyla Cihan arkadaşımızın elim bir biçimde yaşamı sona eriyor. 14.09.2008 Pazar günü ikindi namazı sonrasında Karaca Ahmet Mezarlığında ailesi ve haberdar olan tüm sevenleri tarafından Cihan arkadaşımızı ebedi yolculuğuna uğurladık.

Toprağın bol olsun, mekanın Cennet olsun Cihan. Kalbimizde yaşayacaksın.

Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

hoxy


Takip ettikleri

Tümünü göster

Üye iseniz?

Üye değilseniz?