RSS

hoxy

Dec 03
Hakan ( yorum ekle )

2009 SIKINTILI GEÇECEK..! / Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 03 Aralık 2008 Çarşamba

 

||| 2009 SIKINTILI GEÇECEK..!

 

Haftaya yine çalkantılarla başladık. İç piyasalar karışık, dünya piyasaları karışık. ABD’ nin resmen resesyonda olduğunun kabul edilmesiyle ABD’ borsalarında yüzde 9, Asya borsalarında yüzde 6 ve İMKB’ de yüzde 4 düşüşler yaşanırken Rusya borsa işlemlerine ara verdi.

 

Türkiye bu krizi rahat atlatır derken henüz krizin boyutunun ne olduğu bizlere ne kadar dokunacağını bilmiyorduk.  Oysa bunun sinyalleri  2007 yılında gelmeye başlamıştı. Hepimiz durgunluğu hissediyorduk bişeylerin yolunda olmadığının farkındaydık fakat dışarıda herşey yolundaymış gibi devam edince acaba yanılmıyormuyuz oluyorduk.

 

Hala krizin dibini görmediğimiz söyleniyor. Hafif sıyrıklarla atlatacağımızı düşündüğümüz bu dönemde alınması gereken önlemler bile henüz net değil. Oysa ilk ABD’ de ortaya çıkan finans krizinin arkasından Türkiye’ deki iş dünyasının büyük patronları acil önlem alınması gerektiğini hükümete iletmiş ve daha somut şeylerin yapılması gerektiğini söylemişlerdi.

 

Geldiğimiz noktaya baktığımızda iç piyasalarda büyük güvensizlik ve tedirginlik var. 2009 yılı tam anlamıyla muamma gibi. Bu durum giderek durgunluk yaratıyor ve piyasalarda acayip likidite sıkıntısı var. Fabrikalar ufak ufak üretimlere ara veriyor yada tamamen kapatıyor. İşsizlik ise hergün biraz daha artıyor.

 

Dikkatimi çeken krizlere alışık olan halkımız kriz ekonomisi yapmaya başlamış bile. Kredi kartı kullanımını düşürmüş mecbur olmadıkça kullanmıyor cebindeki nakit paraya göre harcamasını yapıyor. Hem nasıl yapmasın ki? Vatandaş çalıştığı işin garantisinin olmadığının farkında üstelik her geçen gün masraflar artıyor  elektriğe,d oğalgaza  yeni zamlar geliyorken üstelik bu kadar kriz konuşmalarıda yapılıyorken….

 

Sıkıntılı zamanların ardından her zaman daha parlak yeni bir gün doğar.  Zor geçen ve hiç bitmeyecek bir kış mevsimi gibi. Ama arkasından güzel bir bahar gelir. Işıl ışıl ve doğa tekrar canlanır… Yaşanan küresel kriz ama öyle ama böyle sarsacak yıkacak görünüyor.  Deneyimli ve duyarlı halkımızla beraber en az zararla atlatacağımızı düşünüyorum krizi.  Düzen yeniden ve tekrar kurulurken  Türkiye’ nin  şimdikinden çok daha iyi bir pozisyonda olacağını sanıyorum.

Bu arada hala kirada olanlar ve gelirine güvenenler piyasadaki konut fiyatlarını iyi takip etsinler.  Çok cazip fiyatlara rastlayabilirsiniz.  Bir türlü bütçesini denkleştirip alamadığınız beğendiğiniz eve paranız yetmiyordu değilmi şimdi aynı evi istediğiniz fiyata alabiliyor olabilirsiniz.

 

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…


Dec 02
Hakan ( yorum ekle )

Konut Projeleri’nden Ev Alırken Dikkat / Av.Yasin ÖZKAN

Av.Yasin ÖZKAN 

Av.Yasin ÖZKAN  | Hukuki sorunlarınızı bana yazın çözüm bulalım.

 

 av.yasinozkan@Qurbaa.Com | 01 Aralık 2008 Pazartesi

 

||| KONUT PROJELERİNDEN EV ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

 

Hafta sonu İstanbul’da bir gayrimenkul fuarını yani 2008 Realist Expo’ yu ziyaret ettim. Fuarda İstanbul’un özellikle Avrupa yakasında Beylikdüzü, Bahceşehir, Esenyurt tarafları ile Anadolu yakasında  Kurtköy, Çekmeköy, Ataşehir civarlarında yapılan konut projelerinin  ağırlıkla pazarlandığını gördüm. Yine İstanbul dışı Bodrum’da yapılan konut projeleri Realist Expo Emlak Fuarı’nda pazarlanıyordu… Kocaeli Belediyesi de bu yıl Realist Expo Emlak Fuarı’nda stand açmıştı. Bunun yanında Amerika ve Dubai gibi ayabancı ülkelerdeki gayrimenkul projelerininde Realist Expo Emlak Fuarı’nda pazarlandığına  tanık oldum.

 

Gayrimenkul satın almak isteyipte secenekler arasında tercih yapamayan kişiler icin fuarlar iyi bir fırsat bütün projeleri tek tek yerinde görmeden önce fuarda, bölgeler ve projeler hakkında detaylı bilgi aldıktan sonra kafanıza yatan projeleri gidip yerinde görmek ve buna göre karar vermek daha mantıklı olsa gerek.

 

Dikkatimi çeken bir diğer hususta pek çok bankanın Realist Expo Emlak Fuarı’nda stand açmış olduğu idi  her ne kadar faiz oranları şu an yüksek olsa da yakın zamanda faiz oranlarında bir düşüş beklendiğini bizzat bankacılardan duydum.

 

Realist Expo 2008 Emlak Fuarı

Realist Expo 2008 Emlak Fuarı

Fuarda her şirket kendi projesini pazarlamak icin kendine has yöntemler kullanıyordu albenili maketler yapılmış neredeyse yüzme havuzu fitness salonu spor alanları sosyal tesisler hepsinde standarttı ancak her projede bunların olması avantajmı yoksa dezavantajmı bunu iyi hesaplama  gerekir.

Örneğin 300-400 daireli bir siteye bir kapalı bir acık havuz koymak ne derece ihtiyacı karşılar yüzme havuzu maliyetinin getirdiği ek mali yük düşünüldüğünde olmasa dahamı iyi olurdu acaba diye düşünmüyor değil insan.

 

Konut projelerinde çoğu firma daha kaba inşaat aşamasında pazarlama yaptığından  birikimini  beğendiği projeden bir daireye yada iş yerine  yatıracak kişilerin dikkat etmesi gereken hususları kendimce aşağıdaki gibi özetledim.

 

I - YÖNETİM VE AİDAT ÖDEMELERİ SORUNU ÖNEMLİ

 

 Bazı konut projelerinde müteahhit şirketlerce daire/işyeri satışının yanında satıştan sonra  yönetim işlerinin de bizzat yapıldığını gözlemledim. Bu ne demek ? Havuzlu fitness salonlu alışveriş merkezli bi sitede buraların işletilmesini ve genel yönetim işlerini yapan şirketler size aylık aidatlar kesiyorlar bu rakamlar kimi zaman azımsanmayacak rakamlar olabiliyor ve her ay kira öder gibi bu ödemeleri yapmak zorunda kalabiliyorsunuz.  işletme işi biraz karlı ise bu sefer şirket o işi bırakmak istemiyor ve siz kabul etsenizde etmesenizde o katılım paylarını ödemeye devam ediyorsunuz.

 

Konut alırken bu ayrıntıya dikkat edilmesi lazım yani aldığınız yerin yönetimini bizzat kat maliklerimi yapacak yoksa mütahit şirket yönetimi kendisindemi tutacak baştan araştırmakta fayda var.

 

II - ALACAĞIMIZ KONUTUN İSKANİNİN ALINMIŞ OLMASI ÖNEMLİ

 

 İskan alınmış olması demek konutun imar mevzuatına göre tamamlanıp eksiksiz olarak bitirildiği anlamına gelir bu durumda ileride size ekstra masraf çıkarılamaz alacağınız yer krediye uygun bir yerdir. İskanlı yerleri tercih etmekte fayda var.

 

III - KAT İRTİFAKI KURULARAKTA KREDİ KULLANDIRILABİLİYOR

 İnşaat devam ederken kat irtifakı kurulup bu şekildede kredi kullandırılabiliyor bu durumda iskan alınmadığından ileride sizden hangi ücretlerin talep edileceği konusu önem arz ediyor yani iskan harcı kat mülkiyeti masrafları ilave peyzaj masrafları gibi masraflarda talep edilebilir bunlarıda baştan iyi düşünmekte ve anlaşmaya bu  konuları koymakta fayda var.

Bu saydıklarımız hukuken dikkat edilecek konular bunun dışında konut/işyeri alırken doğru secimi yapmak icin bölgeyi iyi bilen bir emlak danışmanından faydalanılmasını da tavsiye ederim.

 

Av.Yasin ÖZKAN

Qurbaa.Com

Hukuki sorularınızı bana ulaştırmak için av.yasinozkan@qurbaa.com adresine e-mail atmanız yeterli…

Av. Yasin ÖZKAN Qurbaa.Com için yazdı…

Çözüm Ortağımız >>> www.tapugarantisi.com

Nov 26
Hakan ( yorum ekle )

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar / Hakan AMAN


24 Kasım 2008 Pazartesi

İnternet çok büyük bir nimet. Gelmiş, geçmiş ve gelecek dahil olmak üzere bilgi akışının bu kadar yoğun olabileceği bir mecra daha henüz icat edilmedi. Kullanımı oldukça basit olan internet mecrası son 10 yıl boyunca Türkiye’de yer edinmeye çalışıyor. Ciddi bir kullanıcı kitlesine sahip olan güzel ülkemizin insanları her gün milyonlarca site içerisinde dolanıp duruyor. Bunda da hiçbir sakınca yok benim için doğrusu.

İnternet kullanım olarak oldukça basit, içerik olarak ciddi bilgileri içerisinde barındıran uçsuz bucaksız dev bir bilgi arşivi. Tüm dünya bu mecradan çok ciddi biçimde faydalanıyor. Her yeni gün türlü türlü işlevleri olan ve milyonlarca insanı peşinden sürükleyebilen yüzlerce web siteleri bu mecra içerisinde yer bulmaya çalışıyor. Bizler de kullanıcı olarak bu açılan web sitelerini dolaşarak o an ihtiyacımız olan bilgileri amacımıza uygun bir biçimde alıp bilgileniyoruz. İhtiyaçlarımızın neredeyse %80 ini bu mecra aracılığıyla görüyor gibiyiz. Gelecek yıllarda çok daha gelişerek ve bazı kurallarıda gelişirken yanında getirecek olan internet, işlevlerini arttırarak gündelik hayatımızın büyük bir bölümünü oluşturmaya devam edecek gibi görünüyor.

Peki ne alakası var motosiklet sevdanla Hakan diye bağlantı kurmuşsunuzdur mutlaka. Hani sen motosiklet hakkında yazıyordun diyebilirsiniz. Yukarıda anlattığım gibi internet çooook geniş bir mecra. Şu an okuduğunuz bu yazı dahil internet üzerinde okuyorsunuz. İyi, olumlu, düzgün, faydalı vs. gibi bir bilgi alıyorsunuz bu yazıyla. Yani vaktinizi faydalı bir takım şeyler yaparak, gayet normal bir kişi gibi art niyet olmaksızın internet üzerinden faydalanmaya çalışıyorsunuz. Bu yukarıda anlatmaya çalıştığım her şey gerçekten düzgün bir insanın internet üzerinde günlük, olağan geçirdiği vakitlerdir. Birde bunun aksi durumu var tabi. Sahtekar, dolandırıcı ve düzembaz insanlarda bizler gibi internet’ten faydalandığını biliyoruz. Bu insanlar kendi çıkarları için her şeyi yaparak internet üzerinden çıkar sağlamaya çalışıyorlar. Bir ünlü kişinin kılığında dolanıyorlar, sahte ürünler satıyorlar, size asılıyorlar vs. gibi birçok sorun yaşatıyorlar bizlere. Özellikle taklit insanlar yani ünlü benzerleri canımızı çok sıkıyorlar. Dalga geçiyorlar, iyi niyetleri suistimal ediyorlar, insanların duygularıyla oynuyorlar. Daha çok bayanlar üzerinde etkili bu sahte kişilikler ortalıkta cirit atıyorlar.

Dünya şampiyonumuz Kenan SOFUOĞLU’nu tanımıyanımız yok. Bende bir Kenan hayranı olarak onun haberlerini yayınladığım, Kenan hakkında Facebook üzerinden sürekli güncel haberleri paylaştığım bir grubum var. Birçoğunuz biliyorsunuz ama yinede grup adresini vermek istiyorum >>> http://www.facebook.com/home.php?#/group.php?gid=6126232506 Fakat kesinlikle bu grubu ben yönetiyorum ve sadece Kenan SOFUOĞLU ile bilgileri binlerce grup üyesiyle paylaşıyorum. Fakat bazı kendini bilmezler Kenan SOFUOĞLU’nun adını kullanarak insanlara yanlış bilgiler vermekle kalmayıp, duygularıyla da oynar duruma gelmişler. Bu durum ilk olarak yönettiğim grupta bir arkadaşım tarafından bana iletildi ve çok üzüldüm. Sadece kız tavlamak adına, sadece hava atmak adına başkasının ismini, cismini kullanmak etik dışı ve ahlaksız bir durum bence. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar ama sizler bu tür kişilere karşı daha dikkatli olun. Bazen benide Kenan zannederek özelime mesaj atanlar oluyor elimden geldikçe ve zamanımı bu işlere ayırdıkça mesaj yollayanlara açıklamalarda bulunuyorum. Fakat herkes benim gibi yapmayabiliyor işte. Bu durumları kendi çıkarına kullanarak karşısındaki kişiyi yalanla dolanla kandırıyorlar. Siz siz olun sanal mecrada ünlü zannettiğiniz kişilerle olan diyaloglarınıza dikkat edin çünkü karşınızdaki kim bilmiyorsunuz. Bu kişiler sadece boş buldukları ünlü isimlerle sizleri kandırmaya çalışıyorlar. Benden söylemesi.


Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Nov 25
Hakan ( yorum ekle )

Konut Kooperatifler Gerimi Geliyor?

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 25 Kasım 2008 Salı

Konut Kooperatifler Gerimi Geliyor?

Eskiden kooperatifler vardı özellikle dar gelirli insanlar bir ev sahibi olmak için birikimlerini buraya yatırırlardı. Nereden çıktı şimdi bu kooperatif meselesi demeyin ve  şaşırmayın. Birçok nedenden dolayı konut kooperatifleri bitti bitme noktasına geldi. Yerlerini de markalı konut  projeleri aldı.

Türkiye’ de ilk konut kooperatifi, 1934 yılında Ankara’ da üst düzey memurları tarafından kuruldu. 1960 lı yıllarda toplu konuta ve çok ortaklı kooperatiflere önem verildi, 1970 lerde OYAK ve Bağkur finansman kuruluşları arasına katıldı. 1984 yılında yürürlüğe giren Toplu Konut Kanunu ile kurulan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ)  özellikle alt ve orta gelirli vatandaşa hitap eden konut projeleri üretti ve üretmeye devam ediyor.

1980- 1990’ lı yıllarda revaçta olan konut kooperatiflerine alt ve orta gelir grubu  ev sahibi olmak üzere birikimlerini yatırdı. Anadolu’ dan büyük şehire göçün oldukça fazla olduğu ülkemizde insanımız küçük birikimlerle ve küçük taksitlerle gerçekten mal sahibi olmaya çalıştı.

KONUT KOOPERATİFLERİ GERİMİ GELİYOR

KONUT KOOPERATİFLERİ GERİMİ GELİYOR

Ancak halkın ucuz konut ihtiyacını karşılamak üzere kurulan kooperatiflerin bir kısmı  yapının gecikmesi, ekstra maliyetlerin çıkması, daire paylaşımındaki adaletsizlikler, teknik ve mali denetimsizlik , yolsuzluk gibi birçok nedenden dolayı projelerini bitiremedi ve üyelerini mağdur etti.

1990 yıllarından itibaren büyük şehirlerde markalı konut üretimi yapan inşaat şirketlerinin ortaya çıkması ile beraber zaten çıkmaza giren konut kooperatiflerine ilgi iyiden iyiye azaldı. Üretilen konutun kalitesi ile bankaların kullandırdıkları cazip ödeme şartlarını içeren konut kredileri  tüketiciyi memnun etti.  2004 yılında tam anlamıyla konut projelerinde patlama yaşandı  insanlar bir iki hatta daha fazla ev almaya başladı. Ancak yapılan konut projeleri orta ve üst gelir grubuna hitap ediyordu ve oldukça büyük - lux yapılıyordu. Alt gelir grubu unutulmuştu. Gerçi  TOKİ’ nin yaptığı projelerin bir kısmı  alt gelir grubuna göre yapılıyor  ancak talebin yüksek olmasından dolayı  yetersiz kalıyor.

Günümüze baktığımızda yaşanan küresel finans krizi en çok gayrimenkul sektörünü etkiledi hatta ABD’ de mortgage kriziyle  başladı ve gündeme düştü. En fazla orta gelir grubunu etkilediğini düşündüğüm bu kriz ve zaten bir türlü mal sahibi olamayan , olmaya çalışan  alt gelir grubu ile birlikte konut kooperatifleri tekrar gündeme gelecek görünüyor.

Umarım eksiklerin giderilmesi ve yapılan hataların tekrar yapılmaması ve yeni bir yapılanmayla konut kooperatifleri tekrar  canlandığında ev sahibi olma hayali ile yaşayan halkımız mal sahibi olmayı başarır.

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…

 

www.qurbaa.com


Nov 18
Hakan ( yorum ekle )

Ev fiyatları ne olacak?

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 17 Kasım 2008 Pazartesi

||| Ev fiyatları ne olacak?

2007 yılında durağanlaşmaya başlayan inşaat sektörü 2008 yılını da durgunlukla kapatacak görünüyor. Amerika’ da mortgage kriziyle başlayan ve bütün dünyaya yayılan finansal kriz Türkiye’ de de kendini hissettirmeye başladı. Etrafta yığınla yapılmış her türlü konut projeleri  üstelik çok güzel kampanyalarla  alıcıların beğenisine sunulmuş durumda. Peki ya alıcı ne durumda!! Alıcı şaşkın ve tedirgin olan bitene anlam vermeye çalışıyor.

Son zamanlarda Mynet Emlak’ da  soru cevap köşesinde ve etrafımdan en fazla aldığım soru; Ev fiyatları ne olacak? Sizce elimizdekini şu an satmalımıyız? Yoksa yatırım amaçlı almalımıyız? Yada  bir süre daha beklemelimiyiz? Krediler çok yüksek bu aşamada ev almak ne kadar doğru? gibi sorulara tüketici yanıt arıyor.

Konut kredileri çok yükseldi hatta bir çok bankada % 2 lerin üzerine çıkmış durumda. Diğer taraftan bakıldığında konut fiyatları düşmeye başladı.Bu düşüş 2009 yılında da devam edecek görünüyor .Her zaman söylediğim gibi birbiriyle ters orantılı gelişiyor konut fiyatları  ve kredi faiz oranları. İnşaat malzemelerinde de fiyatlar düştü ancak bir yere kadar dolayısıyla inşaat  maliyetlerine bakıldığında konut fiyatlarında çok büyük düşüşler olmayacağını söyleyebiliriz.

Gözardı etmemiz gereken başka bir durum  tüketicilerin konut kredisi kullanarak bir, iki hatta daha fazla evi alması olmuştu. Bu durum yaşanan kriz ile beraber tüketiciyi zor duruma sokmaya başladığı an piyasa da enteresan birbiriyle çelişen fiyatlar oluşmaya başlayacaktır. Çok kısa bir süre önce neredeyse bankaların konut kredisi vermek için birbiriyle yarıştığı dönemde  hemen hemen her başvuran tüketiciye konut kredisi verildi. Talep arttıkça konut fiyatları yükseldi.  Bu durum aslında reel olmayan konut fiyatları yarattı. Tüketici elinde küçük bir nakit ile üzerini kredi çekerek aslında   geleceğini ipotek ederek yatırım yapmaya başladı. Dolayısıyla konut fiyatları reel  seviyesine gelmek durumunda.

Piyasada oluşan ve oluşacak gayrimenkul fiyatlarından yararlanmak isteyen ve cebinde nakit parası olan için çok güzel fırsatların olacağını söyleyebiliriz. İnanılmaz güzel konut projeleri yada ticari gayrimenkuller hatta arsa ve araziler hepsi değerlendirilebilir.

Kiracı iseniz ve oluşan şartlardan yararlanmak istiyorsanız bu arada  gönlünüze bütçenize göre bir ev bulduysanız  cebinizde ise minimum % 50 nakit paranız var ve kalanını konut kredisi kullanarak ev sahibi olmayı  düşünüyorsanız bunuda değerlendirin derim. En azından kiraya ödeyeceğiniz parayı kendi evinize ödemiş olursunuz. Unutmamak gerekiyorki kesinlikle bütçenizi aşan yatırımlar yapmayın ayağınızı yorganınıza göre uzatın taksitlerinizi ödeyeceğiniz şekilde ayarlayın.

Elinizdeki gayrimenkulleri satmak için ise doğru bir dönem olmadığını görüyoruz. İhtiyacınız yok ise elinizdekini satmak için beklemek talebin az olduğu bu dönem daha iyi olacaktır. Nitekim satılabilir gayrimenkullerin çoğu rayic değerlerinin altında satılabiliyor.

Şimdilik Konut Fiyatları ve Gelişmeleri bizim pencereden böyle görünüyor gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz ve yorumlayacağız.

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…


Hakan ( yorum ekle )

Kira Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Av.Yasin ÖZKAN

Av.Yasin ÖZKAN

Av.Yasin ÖZKAN  | Hukuki sorunlarınızı bana yazın çözüm bulalım.

av.yasinozkan@Qurbaa.Com | 17 Kasım 2008 Pazartesi

||| Kira Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan ekonomik kriz gerek konut gerekse iş yeri kira sözleşmelerinin imzalanmasında ve uygulanmasında tarafları  bir kere daha dikkatlice düşünmeye ve davranmaya sevkediyor.

Ev sahipleri sağlam bir kiracı bulup kiralarını sorunsuz ve düzenli bir şekilde almak isterken işini kaybetme korkusuyla yaşayan kiracılar ise anlayışlı gecikmelerde kendisini idare edebilecek mal sahiplerini  arıyorlar .

Son günlerde kiralarını ödeyemeyen kiracıların mal sahiplerine yönelik indirim taleplerini duyduğumuz gibi büyük iş veren şirketlerden de işci çıkarma haberleri duyulmaya başlandı bu şartlar çerçevesinde  hem kiracı hem de kiralayan kendini güvende hissedemiyor maalesef.  Elbette bu günler gelip gecici aslolan her şeyin normal seyrinde gitmesi. Piyasalar durulunca ekonomi tekrar normal seyrine girecek buna inancımız tam  ancak bu dönemde biraz daha dikkatli ve ihtiyatlı davranmak gerekir diye düşünüyorum.

Bu hafta yeni kira sözleşmesi imzalayacak ve daha önceden sözleşme  imzalamış olanlara bazı hatırlatmalarda bulunayım istedim bu hatırlatmalarım gerek kiracılar yönünden gerekse mülk sahipleri yönünden dikkat edilmesi gereker ana başlıkları  kapsıyor. Bu genel bilgilerin yanında her taşınmazın ve sözleşmenin kendine has özellikleri olacağını unutmamak gerekir.

KİRA SÖZLEŞMESİ NEDEN ÖNEMLİ ?

Gerek kiracı gerekse kiralayan yönünden kiracılık ilişkisinin kurulma anında imzalanan sözleşmenin önemi büyüktür ilk anda dikkat edilmeyen bazı şartlar ileride tahliye davalarında yada kira bedellerinin ödenmesinde ve artış durumlarında çok önem arzedebilmektedir. Uygulamada kira sorunları çokca karşımıza çıkıyor ve genelde ilk sorulan  soru dava ne kadar sürer oluyor bizde bu soruya kira bedelinin zamanında ödenip ödenmediğine ve sözleşmenin güzel bir şekilde düzenlenip düzenlenmediğine taraflar lehine ve aleyhine olan maddelere bakarak cevap veriyor ve çözümler üretiyoruz.

Sözleşme yapılırken taraflarca önemsenmeyen üzerinde durulmayan bir madde   dava aşamasında avukatlar içir  çok değerli ve gerekli olabiliyor.

KİRA SÖZLEŞMESİ İMZALANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

I) - KİRACILAR

- Kiraya veren, taşınmazın yasal mal sahibi yada yetkili temsilcisimi
- Dönem artışları hangi oranda yapılacak
- Tahliye taahhüdü isteniyormu
- Sözleşme şartlarında aleyhe durum varmı

II) - KİRALAYANLAR

- Kira artış şartı bu gayrimenkulün piyasasına uygunmu
- Sözleşmede tahliyeyi ve artışı olumsuz etkileyecek şartlar varmı
- Sözleşme boyunca sorumluluğu devam edecek sağlam bir kefil varmı
- Doğru bir kiracı secimi yapıldımı

KİRA BEDELİ TÜRK LİRASIMI OLSUN,  DOVİZ ÜZERİNDENMİ OLSUN?

Uygulamada YTL üzerinden yapılan sözleşmelerde  enflasyon oranında artış yapılmaktadır. Ancak taraflar arasında bunun aksi yönde bir düzenleme de yapılabilir  döviz karşılığı akitlerde ise kanun gereği artış şartı konamamaktadır. Sözleşme düzenlenirken kira bedelinin ödeneceği para birimi iyi  belirlenmelidir.

KİRA ARTIŞLARI NASIL BELİRLENMELİ

YTL üzerinden kira artışları her yıl enflasyon oranında yapılmakla birlikte uzun süreli kira sözleşmelerinde bu artışlar günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiçlerine göre yetersiz olabilmektedir. Bu durumda kira sözleşmelerinde  uygulamada enflasyon artı %10 -%20 gibi oranlar belirlendiğini  görüyoruz. Bununla birlikte uygulamada  kira tespit davası ve uyarlama davası açarakta kiralar günün rayiç bedellerine çekilebilmektedir.

Bundan 5-6 sene önce dövizin sürekli artmasından dolayı bazı mal sahipleri döviz üzerinden kontrat yaparak kendilerini enflasyon karşısında daha sağlama alıyorlardı ancak son yıllarda yerinde sayan kurlar bu kişilerin beklentilerini boşa çıkardı ve karşılıklı çıkar dengelerinde mal sahipleri aleyhine bozulmalar oldu. İşte bu dengesizlikler yönünden de döviz kira bedellerini günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiç değerlerine göre  dava yoluyla uyarlama imkanı bulunmaktadır.

Gerek mal sahipleri gerekse kiracılar yönünden yaşanan tedirginliklerin en kısa sürede yerini güven ortamına bırakması dileğiyle herkese kolaylıklar dilerim…

Av.Yasin ÖZKAN

Qurbaa.Com

Hukuki sorularınızı bana ulaştırmak için av.yasinozkan@qurbaa.com adresine e-mail atmanız yeterli…

Av. Yasin ÖZKAN Qurbaa.Com için yazdı…

Çözüm Ortağımız >>> www.tapugarantisi.com


Nov 17
Hakan ( yorum ekle )

Metrobüs’e değil, Metro’ya binmek istiyorum / Hakan AMAN


17 Kasım 2008 Pazartesi


İstanbul zor bir şehir. Git gide zorlaşıyor. Özellikle şu dillere destan trafiğiyle…
Geçen aylarda sizlerle METROBÜS sorunuyla ilgili düşüncelerimi belirtmiştim. O günlerden bu güne çok şey değişti. Metrobüs hattı Zincirlikuyu’ya kadar geldi. Bir geldi pir geldi. Meğerse kalıcı gelmiş hattıda uzatıyorlar.. Üzülsekmi sevinsekmi anlamadım gitti.

İşin açıkçası Metrobüs projesi’ne oldum olası inanmadım. Hala inanasım gelmiyor. Ben bu projenin gelecek 5 -10 yıl içerisinde iptal edileceğini düşünüyorum. Yada bu metrobüs projesini hayal eden kişiler gelecek yakın zamanlarda çok ciddi bir ekonomik kriz sonucu insanların araçlarına zaten binemezler diye düşünmüş olabilirler. Beklide ciddi bir petrol kıtlığı olasılığını hesaplamışlar ve toplu taşımanın önemini özellikle yer üstünden aşmayı uygun görmüşler. Bana göre yalan dolan şeyler bu bahaneler. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan üstten toplu taşıma olayı maalesef ülkemizde ve dünyanın en büyük metropollerinden birinde İstanbul’un en işlek yol güzergahında gerçekleştiriliyor. Kime sordular, nasıl karar verdiler bilmiyorum bildiğim bir şey varsa oda benim bir proje düşmanı olmadığım… Bir proje gerçekleşeceği zaman ki bu proje İstanbul’da ikamet eden herkesin yollarının kesiştiği bir yer ise mutlaka halkın sesi dinlenmeliydi, yada sivil toplum kuruluşlarının, yada dernek, kulüp vs. vs. gibi birçok kesimden olur alınmalıydı, bilgi verilmeliydi. Ben bu projeden kimin kazançlı çıktığını çok iyi biliyorum, tabiî ki ihale edilen firmalar… Kimin mağdur olduğunu da çok iyi biliyorum tabiî o yolu , o güzergahı kullanan tüm vatandaşlarımız. Biz motosiklet tutkunu insanlar ise zaten doğuştan mağduruz, ezik takılıyoruz artık trafikte… Tıpkı ambulans, itfaiye araçları gibi. Polisler zaten bir şekilde yarıyorlar o kalabalığı onlar asla mağdur olmazlar. Fakat bilen bilir daha yeni monte edilen EDS sistemleri sonuç vermeye başlamıştı, biz motosiklet kullananlar bile EDS ‘den geçemiyorduk. Şimdi mi..? Öyle bir emniyet şeridi ve EDS alanı kalmadı çünkü yol kalmadı… Korkunç olan aslında güzelim boğaz köprüsünde zaten kısıtlı ve yetmeyen şerit sayısıda düşecek. Neden mi..? Çünkü Metrobüs hattı Kadıköy’e Fenerbahçe Stadı’na kadar gelecek. Yollara başlandı , trafik bir berbat oldu, bir beter oldu anlatılmaz yaşanır diyorum..

Bu İstanbul yaşanması, yol alması zor bir şehir.
Allah her gün o yolları kullanan önce motosiklet kullanıcısı arkadaşlarıma sonrada o trafik kabusu içerisinde yol almaya çalışan otomobil ve benzeri araç kullanan vatandaşlarımıza sabırlar versin. Çok zor ve anlaşılması güç bir durum. Sanki bir yerlerden bir ses o altındaki aracı sat ve metrobüs kullan der gibi. Ama o sesin kime ait olduğu belli..! O ses şuan görevde olan ve bu projeyi üreten süper zeka sahibi, bu şehri sanki yeniden fethetmiş görünen zatı muhteremlerden başkası değil. Bu kişilere karşı bir inancım kalmadı bilmenizi istiyorum. Bu kafayla bizler yakında geçecek yer dahi bulamayız.

Ben Metrobüs’ e değil Metro’ya binmek istiyorum…
Tek istediğim yerin altından giden Metro ile , kimseyi rahatsız etmeyen, özgür olduğumuz saatleri trafik sorununda geçirmeden, bu güzel metropole yakışır bir ulaşım aracıyla gideceğim yere gitmektir. Tabi motosiklet kullanmadığım zamanlarda. Bu hayalim sanırım yaşayabileceğim zaman dilimlerinde sadece , mevcut varolan metro hatlarında, tramvay hatlarında ve tüp geçit hattında olabilecek gibi görünüyor… Yazık çok yazık. Harcanan paralara ve insanlara çektirilen trafik sıkışıklığına.
Öz kardeşim dahi her gün Zincirlikuyu’dan Yenibosna’ya bu vasıtayı kullanıyor. Yani her gün iş ve ev arasında Metrobüs kullanıyor ve gerçektende hızlı… Buna şüphem yok . Bende kullanıyorum zaman zaman mecbur bırakıldığım ve alternatif olmadığı için. Karşı çıktığım tek sorun ise bu olayın yeraltından gerçekleştirilmemesidir. Kısacası ben Metro’ya binmek istiyorum Metrobüs’e değil. Sanırım şu tüp geçit projesi için büyük övgüler yağdırdığımız insanlar yaptıkları her işte onlara alkış tutulacağını zannediyorlar. Çok büyük yanılgı içerisindeler hemen hatırlatayım. Metrobüs İstanbul’un kabusudur. Trafiğine bir çelme takmaktır. Biz İstanbul’da yaşayanları kazıklamaktır. Gelecek nesillere berbat bir yol haritası bırakmaktır. İster inanın ister inanmayın. İstanbul’un trafik kabusu olan Metrobüs projesi, gelecek nesillerin trafikte geçireceği her sıkıntılı dakikada sizlere edeceği küfür kadar kötü bir projedir. Varın gerisini siz düşünün..!

Not : Facebook üzerinden bir grup oluşturdum destek vermek isteyen herkese bu linki uzatın..! Aracınız motosiklet veya otomobil olabilir. Metrobüs güzergahında yaşadığınız sorunları burada ytazabilir, dile getirebilirsiniz.
Grup adresi adı : METROBÜS’e değil, METRO’ya binmek isteyenler
http://www.facebook.com/home.php?#/group.php?gid=33679644862


Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Nov 12
Hakan ( yorum ekle )

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ / Hatice KOLÇAK

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ

Anadolu yakasının gözbebeği, parlayan yıldızı, residanslarıyla, plazalarıyla yeni açılan gözde alışveriş merkezleri, Merkez bankasının bölgeye taşınacağı  ve ana arterler üzerinde olmasıyla  Ataşehir özellikle çalışan kesimin ve yatırımcının ilgi odağı oldu. 

Özellikle yeni kurulan Batı Ataşehir bölgesinde yapılan site özellikli elit konut site projeleri çoğumuzun en azından bir kere merak edip giderek baktığı fiyatını özelliklerini öğrendiği ve almak için gayret sarfettiği projeler Türkiye çapında ciddi inşaat firmaları tarafından yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

A ve B grubu alıcı kitlesine  hitap eden bu bölgede yapılan konut projeleri, residanslardan bazıları Ağaoğlu My world, Uphill Court, Kentplus, Incıty, Stargate, Trıo ve Paladıum Alışveriş Merkezi. Birçok projede teslimatlar bitti ve oturum başladı ancak hala şantiyeler devam ediyor. Yeni şantiyeler yada eksik kalan işlerin yapıldığını görüyoruz.

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ

Bu bölgede birçok şeyin değiştiğini günbe gün farkedersiniz ancak değişmeyen tek şey evinize işinize gitmek için sabah akşam kullandığımız kavşak ve kavşağa giden 500 metre  yolun  ne kadar kötü durumda olduğudur. Asfalt demeye bin şahit lazım bu yol için. Kamyonların bozduğu yamalı bohça görünümünde olan bu yolda bol çukurlarda mevcut. Köylere ulaşmak için kullanılan patika yolları hatırlatıyor insana. Topu topu 500 metreyi geçmeyen yolun neden bir türlü yapılamadığınıda merak etmişimdir. Yani böyle bir yerde bu kadar güçlü inşaat firması bu kadar güzel proje yaparken ve milyarlara satarken  yolun bu durumunu çözemezlermiydi?

Her gün binlerce insanın kullandığı bu kavşaktan geçmeden etraftaki sitelere gitmek neredeyse mümkün değil. Trafik sorununu çözmek için başlayan  tünel inşaatı ise bir türlü bitmek bilmedi.Zaten otomobillle yol alırken zıplaya zıplaya gidebildiğimiz yola birde tünel inşaatı işi girince hepten çekilmez oldu.Yolda zıplayarak giderken karşımıza iş makineleride çıkmaya başladı. Çoğu zaman tek şeritten sağlanan trafikte hayıflanırken asfaltın ne kadar kötü olduğunu bile unutuyoruz .

Sene başında benimde çok beğenerek taşındığım bu bölgede arabam gel gitlerde işte tam bahsettiğim meşhur yolda bozuldu. 2005 model olan arabam kullanılamaz hale geldi. Masrafı değerine yakın olduğu için çok ucuza elden çıkarmak zorunda kaldım. Büyük zorluklarla bir dünya para verilerek risk alınarak satın aldığımız, kiraladığımız  konutlarımıza (üstelik bunlar çok pahalı projeler) hiç  yakışmayan bu yolda birde arabamızı feda etmiş oluyoruz. 
Neredeyse her gün birkaç trafik kazası ve bol bol kavgaların yaşandığı meşhur Batı Ataşehir kavşağı yol inşaatı bitene kadar daha da sabretmemiz gerekecek anlaşılan. Olsun büyüklerimizin dediği gibi sabrın sonu selamettir. Umarım Batı Ataşehir in meşhur kavşağı artık biter ve bitmeli ….

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin yazdı


Nov 11
Hakan ( yorum ekle )

Kask takıyorsan SAPIK, Motosiklet kullanıyorsan ölürsün / Hakan AMAN


10 Kasım 2008 Pazartesi

Güzel bir haftayı daha geride bıraktık. Haftalar, aylar, yıllar geride kalırken zamanla birlikte tüm yaşananları da geride bırakıyoruz. Anılarımız da kalan iyi kötü anlarla. Bazı şeyler vardır asla unutulmuyor. Unutulmaması da gerekiyor…

Birkaç haftadır ortalık çok karışık görünüyor. Ekonomik kriz, mali kriz, küresel kriz derken yaşadığımız ülkeyi de birşekilde donatıverdi bu kriz ortamı. Zaten gergin zamanlar geçiren bu ülke insanına ağır gelmeye başladı sanırım. Maddi anlamda birçok kuruluş gibi kişilerde zor zamanlar yaşıyor. Toplum olarak aynı havayı soluduğumuzdan dolayı hep beraber sorunları yaşıyoruz. Olacak olur mutlaka, yaşanılacak iyi kötü anılar yaşanır… Yaşanan bu olumsuzluklar biz motosiklet kullanıcılarınıda aşırı rahatsız edici boyutlara çıktı. Maddi olarak yaşanılan problemler bir yana tabii, az yada çok bizlerde krizin verimliliğini tadıyoruz bir şekilde. Bahsetmek istediğim şey ise biraz daha farklı bir durum. Bir kasklı sapık furyasıyla karşı karşıyayız. Önce Ankara’da yakalanan ve gerçekten bir çok küçük çocuğa tacizde bulunan ve devletten maaşlı bir motosiklet kullanıcısı yüzünden zan altında kalmamız birçok motosiklet kullanıcısını tedirgin etti. Şimdilerde ise sorunun boyutları biraz daha büyüdü. Malum bir motosiklet kullanıcısı olan, aynı zamanda paket servis elemanı olarak Etiler’de tanınmış bir mekanda çalışarak hayatını idame ettirmeye çalışan bir kişiye karşı yapılan KATLİAM bizleri gelecekte zor zamanlarla karşı karşıya bırakacak türden bir olay. İlk olay gayet basit bir biçimde suçu işleyenin adalete teslim edilmesiyle son buluyor. Suçlu olduğu anlaşılıyor ve uzun bir süre işlediği suçların cezasını ödeyecek içeride diken üzerinde oturarak. Tabi yaşarsa..!

Selehattin Cirit’ti katlettiler..



Selahattin Cirit Okmeydanı’nda 50 kişinin saldırısına uğradı. Silahla ateş açıldı, demir ve sopalarla ölesiye dövülerek katledildi. Belki gerçekten suçluydu. Beklide suçsuz garibanın biriydi ki çoğunluk bu kanaatte. Adalet, hukuk, güvenlik dahi işlemeden sorgu ve sual olmaksızın katledildi. Acaba kimin psikolojisi bozuk, ölenin mi, öldürenin mi..? Acaba kim sapık ölen mi öldüren mi..? Acaba kim katil, ölen mi, öldüren mi..? Yazıklar olsun eğer o suçu işleyen her kim ise..! Tacizcisi, sapığı, katili, vebalcisi..! Ama her zamanki gibi olan oldu tabi. Giden gitti kalan ise yola devam ediyor. Bir gün yaşamı bir şekilde sonlanana kadar…

İki farklı ilde iki farklı olay…

Motosiklet ortak kullanım aracı. Polis bir yanda, motosikletleriyle durmayıp kaçanlar diğer yanda. Hadi birini anlıyorum hırsız var ortada polisin motosikletini çalmışlar adamda gitmiş kendi işini halletmeye ateş etmiş. Bunu anlayabiliyorum belki ( bende motosikletimi çaldıran biri olarak bazı durumlardan geçtim..) ya diğer polisimiz ne yapıyor, suçsuz günahsız ve tabiî ki ehliyetsiz bir motosiklet kullanıcısı genci vuruyor ve ölümüne neden oluyor. Kim suçlu kim suçsuz gerçekten ayırması zor. Ama adalet çabucak ayırıveriyor. Hepimiz biliyoruz ki Polisin yetkileri geniş, dur ihtarına uymayan ve şüpheli gördüğü kişilere ateş etme yetkisine sahiptir Türk Polisi. Fakat kime ateş edip etmeyeceğini kestirmekte zorlanan kişilerin meslekten çıkartılması bir çok güzel hayatın yaşamaya devam etmesi anlamına gelir. Bizler her zaman Türk Polisinin yanındayızdır. Fakat bazı durumlarda kaçmayı tercih edebiliyoruz bir şekilde ama ölmeyi asla hak etmiyoruz..!

Kaskın altındaki sapık mıyız, motosikletli suçlu mu..?

Sanırım motosiklet kullanımı arttıkça bilinçsiz ve bu aracı art niyetli kullanacak, suç ortağı yapacak insan (suçlu) sayısı da artacak. Ayırt etmek gerçekten zor. Fakat şunu bilmeliyiz ki motosiklet kullanmak zor iş bu büyük Metropol şehri İstanbul’da hangi yol’dan geçsek, hangi mahalleden geçsek sorun var. Motosiklet kullanan insanları anlamıyorlar, saymıyorlar, sevmiyorlar. Sevenler’ de bize arka çıkmıyor bakıyor geçiyorlar yerde ölü gibi yatsak da..!

Şimdi hepinize soruyorum; Ne Yapmalıyız ..?

Kazasız ve keyifli sürüşler...



Not : Malum doğum günüm 10 Kasım bu günde doğum günümü kutlayan ve yanımda olan tüm sevdiklerime teşekkür ederim.
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

Nov 04
Hakan ( yorum ekle )

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?

Av.Yasin ÖZKAN

Av.Yasin ÖZKAN

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?


Ülkemizde 1960-1970 li yıllardan beri  çarpık yapılaşmanın baş aktörü  konumundaki gecekondulaşma sorunu ve devlet arazileri üzerine izinsiz yapılan kaçak, imarsız, iskansız, mimari ve statik yönden hiçbir özelliği ve güvenliği olmayan yapıların ortadan kaldırılması ile yerine günümüz inşaat teknolojileri kullanılarak güvenli binaları rekreasyon alanları yolları parkları sosyal donatıları ile yeni yaşam alanları oluşturmak herkesin ortak dileği olsa gerek..

Ancak çarpık kentleşme sorunu o kadarda kolay çözülebilecek bir sorun değil maalesef bunun için öncelikle yeterli yasal düzenleme ve  çıkarılan kanunları kararlılıkla uygulayacak bir kamu iradesi gerekiyor.

Ülkemizin 1. derecede deprem kuşağında olmasıda eskiyen yıpranan cöküntü alanı olarak tanımlanan bu alanlardaki yapı stokunun derhal ıslah edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Kentsel dönüşüm deyince tapu tahsis belgesi kavramıyla karşılaşıyouz kısaca bu belgeden bahsedelim.

Tapu Tahsis Belgesi Nedir?

1984 yılında çıkarılmış olan 2981 sayılı imar affı kanunu ile devlete (hazine, vakıf, belediye) ait araziler üzerine 1984 yılından önce yapılmış olan gecekondulara bir defaya mahsus af getirildi ve kişilere müracaat imkanı sağlandı o zaman kurulan yeminli teknik bürolar müracaat sahiplerinin sahiplik belgelerini alarak dosyalar hazırladılar ve hak sahiplerine tapu tahsis belgesi adında belgeler düzenlenerek verildi.

Tapu tahsis belgesinin hukuki niteliğini ”bu yerin  tapusu devletin seninde üzerinde gecekondun var şimdilik gecekonduyu yıkmıyorum senden işgal parasıda  almıyorum ileride imar uygulaması yaptığım zaman senin tapu tahsis belgen tapuya dönüşecektir. Bu süre icinde gecekondunu yıkarsan hakkın kaybolur şimdilik orada oturmaya devam et ”  anlamına gelen bir belge olarak özetleyebiliriz.

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?

Kentsel Dönüşümü Kimler Yapıyor?

Kentsel dönüşüm çalışmaları günümüzde belediyeler ve toki tarafından uygulanıyor uygulamanın özel sektör ayağında ise arazi geliştirme şirketleri ve inşaat şirketleri göze çarpıyor ancak uygulamanın yapıldığı hemen hemen her yerde tartışmalarda beraberinde sürüp gidiyor.
Hatalı ve keyfi uygulamaları tasvip etmek elbette mümkün değil ancak bu uygulamaların yapılmasında da hem toplum hemde devlet olarak yararımızın olacağı açıktır.

Kentsel Dönüşümlerin Vatandaşa Faydası ne?

Kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenen alanların çoğu aynı zamanda tapu mülkiyeti yönünden de problemli alanlar , buralar genellikle hazine yada vakıf arazisi. Ve tapusu kamuya ait yerler ancak 1984 yılında çıkarılan imar affı kanunu ile buralara TAPU TAHSİS BELGESİ verilmiş tapu tahsis belgesi mevcut gecekonduyu korumaktan başka bir işe yaramıyor vatandaşa gecekondunu koru diyor. Gecekondu yıkıldığı anda tapu tahsis belgeside gecersiz hale geliyor hal böyle olunca o gecekondular demirbaş gibi şehirlerimizde durmaya devam ediyor. Gecekonduda oturulduğu sürece devlet o işgalciden imar affı kanunu  gereği işgal parası(ecrimisil)da almıyor. Bu durum diğer vatandaşlar nezdinde rahatsızlık yaratıyor. Bütün bu hukuksal ve yapısal çarpıklıklar günümüzde kentsel dönüşüm uygulamaları ile çözülmeye çalışılıyor.

Kentsel Dönüşüm Yapılırsa Ne Olur?

Hazine ve vakıf arazilerinin tapu tahsis belgesi sahiplerince bedelsiz yere işgali engellenmiş olur.
Gecekondular kentin merkezi yerlerinden kaldırılmış olur.
Tapusu devlete tapu tahsis belgesi ile vatandaşa verilmiş yerlerin  mülkiyet sorunları çözülmüş olur.
Çöküntü alanları ortadan kaldırılarak Olası deprem durumunda can ve mal kaybı en aza indirilmiş olur.

DAHADA ÖNEMLİSİ İSTANBUL GİBİ METROPOL ŞEHİRLERDE KALİTELİ VE MERKEZİ LOKASYONDA YAŞANAN ARSA SIKINTISINA  KENTSEL DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI İLE KALİTELİ ARSALAR ÜRETİLEREK KATKIDA BULUNULMUŞ OLUR. BU SÜRECTE İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ KÖKLÜ FİRMALARIN BİLGİ VE DENEYİMLERİNDENDE MUTLAKA FAYDALANILMASI GEREKİR.

KURUMLAR ÖZEL SEKTÖR VE MESLEK ODALARININ KATILIMI İLE YAPILACAK UYGULAMALAR İLE KENT KİMLİKLERİNİN KORUNMASI SAĞLANIR BU ŞEKİLDE  ARZU EDİLEN NETİCEYE DAHA KOLAY ULAŞILIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

Av.Yasin ÖZKAN

Qurbaa.Com

Hukuki sorularınızı bana ulaştırmak için av.yasinozkan@qurbaa.com adresine e-mail atmanız yeterli…

Av. Yasin ÖZKAN Qurbaa.Com için yazdı…


hoxy


Takip ettikleri

Tümünü göster

Üye iseniz?

Üye değilseniz?