Türkiye'nin en güncel emlak haberleri ve konut projeleri platformu.
Köşe yazarları ve soru cevap bölümü. Emlak hakkında öğrenmek istediğiniz herşey.
Türkiye'nin en güncel emlak haberleri ve konut projeleri platformu.
Köşe yazarları ve soru cevap bölümü. Emlak hakkında öğrenmek istediğiniz herşey.
Hatice KOLÇAK
Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 15 Aralık 2008 Pazartesi
||| OPTİMUM OUTLET’ E GİDERKEN
Yazımın başlığına aldanmayın sakın henüz gitmeyi başaramadım çünkü…..
Alışveriş Merkezlerinin ne kadar sıkıntıda olduğunu sanırım hepimiz bir parça basından biliyoruz . Bu sebepledir ki, bir çok yerde alışveriş merkezi yönetimi kiralarında indirimler yaptı kimisi kiracılarına ödeme kolaylığı getirdi. Hiç birşey olmaz dediğimiz Akmerkez de bile kiracılara kolaylıklar yapıldığını okuyoruz. En son Kanyon alışveriş merkezinde dükkan sahipleri ile yönetim arasındaki anlaşmazlıktan dolayı kiracılar kepenk indirmeye başlamışlardı.
Son yıllarda arka arkaya açılan alışveriş merkezlerinden dolayı AVM ( Alışveriş Merkezi ) enflasyonu yaşanıyor. Neredeyse her mahalleye bir alışveriş merkezi konsepti uygulamasına geçildi. Alışveriş merkezlerini sıkıntıya sokan bu kadar çok açılması mı? Yoksa küresel kriz mi? Bunları sorgulamayacağım çünkü bunlarla beraber başka birçok etkenin var olduğunu ve gerçekten çok çok iyi bir fizibilite çalışmasının ardından yapılması gerektiğini biliyorum.
E-5 karayolunda Kadıköy Yenisahra’ da 27 Kasım 2008 tarihinde Kadıköy Belediye Başkanı Sayın Selami Öztürk’ ün de katıldığı açılışta Optimum Outlet Alışveriş Merkezi kapılarını ziyaretçilerine açtı. Son yıllarda yapılan en doğru Alışveriş Merkezlerinden biri olduğunu söylemek gerekir. İşte bizim gayrimenkul sektöründe ağzımızdan düşürmediğimiz ‘ doğru lokasyon’ ve seçilen hedef kitle ile yapılan doğru konsept ne kadar da mükemmel yakalanmış. Bunun için Rönesans Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak ve ekibini kutlarım.
Buraya kadar her şey güzel görünüyor. Ancak asıl sorun buranın açıldığından beri yaşattığı trafik çilesi ve tehlikeleri. E-5 Karayolu Anadolu yakasının can damarı tam da bu nokta kilit olunca kilometrelerce trafik sürekli hem de hiç durmadan yaşanmaya başladı. Bütün toplu taşıma araçları burada duruyor, taksiler duruyor, araçlar otoparka girmek için sağa yanaşıyor bir taraftan insanlar etrafa dağılmış vaziyette heryerden çıkıyor. Resmen E-5 Karayolu sol tek şerite iniyor. Üstelik hemen yanında bir benzin istasyonu ve içinden yüzlerce yaya elinde sigara gün boyu geçip gidiyor.
İnsan düşünüyor, bunların yaşanacağı ihtimali yüzde yüz iken, yapılan bu alışveriş merkezinin giriş çıkış trafiği ile ilgili hiçbirşey yapılmamış, yapılmamış ki bu kadar karmaşa ve trafik çilesi yaşanabiliyor. Ben henüz gitmeyi başaramadım çünkü her yola çıktığımda trafiği görüp geri dönmek durumunda kaldım. Umarım en kısa zamanda yetkililer bu konuda birşeyler yaparlar, bu trafik işkenceside bir an önce biter.
Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…
Erhan UTKU | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 14 Aralık 2008 Pazar
||| Enerji Tasarrufu İçin Isı Yalıtımı Şart
Binaların yalıtımı için yapılan ilk yatırım maliyeti başlangıçta inşaat maliyetini arttırıcı görünsede standartlara uygun ısı üretimini arttırmakta ve buna paralel olarak yapılacak tesisat maliyetini düşürmektedir. Sistemin 2 yıl içinde kendini amorte edip önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlayacağı göz önüne alınarak yapılarda konfor,ekonomi ve emniyet sağlaması için yalıtımın önemi sürekli gündemde tutulmalıdır. Yapıların estetiği tasarlanırken yalıtımın özelliği ve kullanılacak malzemelerin yapısı mutlaka dikkate alınmalıdır.
Yalıtım yapılan binalarda ister kullanılan binalar olsun ister yeni yapılacak binalar olsun cepheler yalıtım malzemesine göre dizayn edilebilir. Günümüz teknolojisinde yalıtımda kullanılan EPS veya XPS köpük malzemelerinden CNS tezgahlarında işlenerek üretilen söve, harpuşta, kat silmesi payanda gibi malzemeler üretilmektedir. Bu malzemeler binanın yalıtım aşamasında dekoratif özellik kazanmasınıda sağlayacaktır. Bu dekoratif özelliği sağlarken aynı zamanda hafif malzeme olmaları sebebiyle binalara gereksiz yük getirmeyecektir.
Bina mantolama yoluyla yapılan ısı yalıtımının kullanılan binalarda ısı tasarrufu sayesinde yaratılan ekonomik tasarruftan başka bir yararıda binanın cephesinin yenilenme yoluyla binaya kattığı ekonomik değerdir. Cephesi yenilenmiş bir bina hem kiralanma hemde satılma aşamasında diğer yapılara göre daha fazla ön planda olacaktır.
Emlakçıların verdiği bilgiler doğrultusunda görülmüştürki; Isı yalıtımı olan binalar hem daha kolay maddi değere dönüşmekte hemde daha yüksek bedeller telafuz edilmektedir.
Isı yalıtımı için yaşanan binalarda daire başına düşen toplam maliyetten bahsedecek olursak ortalama olarak bunu 100 m2’lik bir daire için toplamda 2600 ytl ile 2900 ytl arasında olduğu görülmektedir. Bu rakamları netleştirmek için bu işi standartlara uygun yapan firmalardan metraj almasını ve bütçe çalışması yapmasını isteyebilirsiniz. Binanızın yapısına ve bulunduğu bölgeye uygun malzemeyide dolayısıyla bu işle ilgili ehliyet sahibi firmalar bina yönetimlerine bildireceklerdir.
NOT : Eğer binalarınızla ilgili sorularınızı erhanutku@qurbaa.com adresime e-mail olarak yollarsanız en doğru bilgileri sizlere
vereceğimizi bilmenizi isteriz.
Erhan UTKU Qurbaa.Com İçin Yazdı
Erhan UTKU | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 04 Aralık 2008 Perşembe
Isı yalıtımı ; ısıtmak yada soğutmak amacıyla yapılan faaliyetlerde harcanan enerjinin minimumda tutulması ve ısıtılan yada soğutulan ortamlarda daha rahat ve konforlu yaşamak için ısı kaybını azaltan önlemleri almak ve uygulamaktır.
Yaşadığımız veya çalıştığımız ortamlarda doğru yapılan ısı yalıtımı günümüz dünyasında ve dolayısı ile ülkemizde çok yüksek maliyetlere ulaşan enerji girdilerini düşürecek buda ülkenin ve yaşayan insanların ekonomisinde ciddi tasarrufların sağlanmasına yardımcı olacaktır.
Dünya ekonomisinin ciddi krizde olduğu bu dönemde bunun önemi çok daha fazla artmış bulunmaktadır. Sanayi üretiminin ve çevresinde oluşan yaşam alanlarının son derece arttığı günümüz dünyasında üretimin ana hammeddesinin enerji olduğunu düşünürsek ve bu materyalin stratejik öneminide göz önüne alırsak enerjide yapacağımız tasarrufun bunu üreten ve yöneten ülkelere olan bağımlılığımızıda en minimum seviyeye çekeceğini ivedilikle görmemiz gerekmektedir.
Yapılan araştırmalar tüm konutlarda yönetmeliklere uygun yapılacak ısı yalıtımının ülkemize yaklaşık yılda 3 milyar $ tasarruf sağlayacağını göstermektedir. Dünya üzerinde kullanılan yakıtların büyük bi oranının fosil yakıtlar sınıfında olduğunu düşünürsek ve bunun ekolojik etkilerinin negatif yönde olduğunun bilincine varabilirsek ısı yalıtımının ileride yaşamaya çalışacağımız dünyamıza sağlayacağı yararlarıda görebilmiş oluruz.
Not: Önümüzdeki günlerde ısı yalıtımı hakkında bilmek istediğiniz herşeyi yanıtlamaya bu köşede cevaplamaya çalışacağım. Öğrenmek istediğiniz konuları erhanutku@qurbaa.com adresine mail yollayarak bu köşede sizlere bildiklerimi aktarmaya çalışacağım.
Erhan UTKU Qurbaa.Com İçin Yazdı
Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 03 Aralık 2008 Çarşamba
Haftaya yine çalkantılarla başladık. İç piyasalar karışık, dünya piyasaları karışık. ABD’ nin resmen resesyonda olduğunun kabul edilmesiyle ABD’ borsalarında yüzde 9, Asya borsalarında yüzde 6 ve İMKB’ de yüzde 4 düşüşler yaşanırken Rusya borsa işlemlerine ara verdi.
Türkiye bu krizi rahat atlatır derken henüz krizin boyutunun ne olduğu bizlere ne kadar dokunacağını bilmiyorduk. Oysa bunun sinyalleri 2007 yılında gelmeye başlamıştı. Hepimiz durgunluğu hissediyorduk bişeylerin yolunda olmadığının farkındaydık fakat dışarıda herşey yolundaymış gibi devam edince acaba yanılmıyormuyuz oluyorduk.
Hala krizin dibini görmediğimiz söyleniyor. Hafif sıyrıklarla atlatacağımızı düşündüğümüz bu dönemde alınması gereken önlemler bile henüz net değil. Oysa ilk ABD’ de ortaya çıkan finans krizinin arkasından Türkiye’ deki iş dünyasının büyük patronları acil önlem alınması gerektiğini hükümete iletmiş ve daha somut şeylerin yapılması gerektiğini söylemişlerdi.
Geldiğimiz noktaya baktığımızda iç piyasalarda büyük güvensizlik ve tedirginlik var. 2009 yılı tam anlamıyla muamma gibi. Bu durum giderek durgunluk yaratıyor ve piyasalarda acayip likidite sıkıntısı var. Fabrikalar ufak ufak üretimlere ara veriyor yada tamamen kapatıyor. İşsizlik ise hergün biraz daha artıyor.
Dikkatimi çeken krizlere alışık olan halkımız kriz ekonomisi yapmaya başlamış bile. Kredi kartı kullanımını düşürmüş mecbur olmadıkça kullanmıyor cebindeki nakit paraya göre harcamasını yapıyor. Hem nasıl yapmasın ki? Vatandaş çalıştığı işin garantisinin olmadığının farkında üstelik her geçen gün masraflar artıyor elektriğe,d oğalgaza yeni zamlar geliyorken üstelik bu kadar kriz konuşmalarıda yapılıyorken….
Sıkıntılı zamanların ardından her zaman daha parlak yeni bir gün doğar. Zor geçen ve hiç bitmeyecek bir kış mevsimi gibi. Ama arkasından güzel bir bahar gelir. Işıl ışıl ve doğa tekrar canlanır… Yaşanan küresel kriz ama öyle ama böyle sarsacak yıkacak görünüyor. Deneyimli ve duyarlı halkımızla beraber en az zararla atlatacağımızı düşünüyorum krizi. Düzen yeniden ve tekrar kurulurken Türkiye’ nin şimdikinden çok daha iyi bir pozisyonda olacağını sanıyorum.
Bu arada hala kirada olanlar ve gelirine güvenenler piyasadaki konut fiyatlarını iyi takip etsinler. Çok cazip fiyatlara rastlayabilirsiniz. Bir türlü bütçesini denkleştirip alamadığınız beğendiğiniz eve paranız yetmiyordu değilmi şimdi aynı evi istediğiniz fiyata alabiliyor olabilirsiniz.
Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…
Av.Yasin ÖZKAN | Hukuki sorunlarınızı bana yazın çözüm bulalım.
av.yasinozkan@Qurbaa.Com | 01 Aralık 2008 Pazartesi
||| KONUT PROJELERİNDEN EV ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Hafta sonu İstanbul’da bir gayrimenkul fuarını yani 2008 Realist Expo’ yu ziyaret ettim. Fuarda İstanbul’un özellikle Avrupa yakasında Beylikdüzü, Bahceşehir, Esenyurt tarafları ile Anadolu yakasında Kurtköy, Çekmeköy, Ataşehir civarlarında yapılan konut projelerinin ağırlıkla pazarlandığını gördüm. Yine İstanbul dışı Bodrum’da yapılan konut projeleri Realist Expo Emlak Fuarı’nda pazarlanıyordu… Kocaeli Belediyesi de bu yıl Realist Expo Emlak Fuarı’nda stand açmıştı. Bunun yanında Amerika ve Dubai gibi ayabancı ülkelerdeki gayrimenkul projelerininde Realist Expo Emlak Fuarı’nda pazarlandığına tanık oldum.
Gayrimenkul satın almak isteyipte secenekler arasında tercih yapamayan kişiler icin fuarlar iyi bir fırsat bütün projeleri tek tek yerinde görmeden önce fuarda, bölgeler ve projeler hakkında detaylı bilgi aldıktan sonra kafanıza yatan projeleri gidip yerinde görmek ve buna göre karar vermek daha mantıklı olsa gerek.
Dikkatimi çeken bir diğer hususta pek çok bankanın Realist Expo Emlak Fuarı’nda stand açmış olduğu idi her ne kadar faiz oranları şu an yüksek olsa da yakın zamanda faiz oranlarında bir düşüş beklendiğini bizzat bankacılardan duydum.
Fuarda her şirket kendi projesini pazarlamak icin kendine has yöntemler kullanıyordu albenili maketler yapılmış neredeyse yüzme havuzu fitness salonu spor alanları sosyal tesisler hepsinde standarttı ancak her projede bunların olması avantajmı yoksa dezavantajmı bunu iyi hesaplama gerekir.
Örneğin 300-400 daireli bir siteye bir kapalı bir acık havuz koymak ne derece ihtiyacı karşılar yüzme havuzu maliyetinin getirdiği ek mali yük düşünüldüğünde olmasa dahamı iyi olurdu acaba diye düşünmüyor değil insan.
Konut projelerinde çoğu firma daha kaba inşaat aşamasında pazarlama yaptığından birikimini beğendiği projeden bir daireye yada iş yerine yatıracak kişilerin dikkat etmesi gereken hususları kendimce aşağıdaki gibi özetledim.
I - YÖNETİM VE AİDAT ÖDEMELERİ SORUNU ÖNEMLİ
Bazı konut projelerinde müteahhit şirketlerce daire/işyeri satışının yanında satıştan sonra yönetim işlerinin de bizzat yapıldığını gözlemledim. Bu ne demek ? Havuzlu fitness salonlu alışveriş merkezli bi sitede buraların işletilmesini ve genel yönetim işlerini yapan şirketler size aylık aidatlar kesiyorlar bu rakamlar kimi zaman azımsanmayacak rakamlar olabiliyor ve her ay kira öder gibi bu ödemeleri yapmak zorunda kalabiliyorsunuz. işletme işi biraz karlı ise bu sefer şirket o işi bırakmak istemiyor ve siz kabul etsenizde etmesenizde o katılım paylarını ödemeye devam ediyorsunuz.
Konut alırken bu ayrıntıya dikkat edilmesi lazım yani aldığınız yerin yönetimini bizzat kat maliklerimi yapacak yoksa mütahit şirket yönetimi kendisindemi tutacak baştan araştırmakta fayda var.
II - ALACAĞIMIZ KONUTUN İSKANİNİN ALINMIŞ OLMASI ÖNEMLİ
İskan alınmış olması demek konutun imar mevzuatına göre tamamlanıp eksiksiz olarak bitirildiği anlamına gelir bu durumda ileride size ekstra masraf çıkarılamaz alacağınız yer krediye uygun bir yerdir. İskanlı yerleri tercih etmekte fayda var.
III - KAT İRTİFAKI KURULARAKTA KREDİ KULLANDIRILABİLİYOR
İnşaat devam ederken kat irtifakı kurulup bu şekildede kredi kullandırılabiliyor bu durumda iskan alınmadığından ileride sizden hangi ücretlerin talep edileceği konusu önem arz ediyor yani iskan harcı kat mülkiyeti masrafları ilave peyzaj masrafları gibi masraflarda talep edilebilir bunlarıda baştan iyi düşünmekte ve anlaşmaya bu konuları koymakta fayda var.
Bu saydıklarımız hukuken dikkat edilecek konular bunun dışında konut/işyeri alırken doğru secimi yapmak icin bölgeyi iyi bilen bir emlak danışmanından faydalanılmasını da tavsiye ederim.
Av.Yasin ÖZKAN
Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 25 Kasım 2008 Salı
Konut Kooperatifler Gerimi Geliyor?
Eskiden kooperatifler vardı özellikle dar gelirli insanlar bir ev sahibi olmak için birikimlerini buraya yatırırlardı. Nereden çıktı şimdi bu kooperatif meselesi demeyin ve şaşırmayın. Birçok nedenden dolayı konut kooperatifleri bitti bitme noktasına geldi. Yerlerini de markalı konut projeleri aldı.
Türkiye’ de ilk konut kooperatifi, 1934 yılında Ankara’ da üst düzey memurları tarafından kuruldu. 1960 lı yıllarda toplu konuta ve çok ortaklı kooperatiflere önem verildi, 1970 lerde OYAK ve Bağkur finansman kuruluşları arasına katıldı. 1984 yılında yürürlüğe giren Toplu Konut Kanunu ile kurulan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) özellikle alt ve orta gelirli vatandaşa hitap eden konut projeleri üretti ve üretmeye devam ediyor.
1980- 1990’ lı yıllarda revaçta olan konut kooperatiflerine alt ve orta gelir grubu ev sahibi olmak üzere birikimlerini yatırdı. Anadolu’ dan büyük şehire göçün oldukça fazla olduğu ülkemizde insanımız küçük birikimlerle ve küçük taksitlerle gerçekten mal sahibi olmaya çalıştı.
Ancak halkın ucuz konut ihtiyacını karşılamak üzere kurulan kooperatiflerin bir kısmı yapının gecikmesi, ekstra maliyetlerin çıkması, daire paylaşımındaki adaletsizlikler, teknik ve mali denetimsizlik , yolsuzluk gibi birçok nedenden dolayı projelerini bitiremedi ve üyelerini mağdur etti.
1990 yıllarından itibaren büyük şehirlerde markalı konut üretimi yapan inşaat şirketlerinin ortaya çıkması ile beraber zaten çıkmaza giren konut kooperatiflerine ilgi iyiden iyiye azaldı. Üretilen konutun kalitesi ile bankaların kullandırdıkları cazip ödeme şartlarını içeren konut kredileri tüketiciyi memnun etti. 2004 yılında tam anlamıyla konut projelerinde patlama yaşandı insanlar bir iki hatta daha fazla ev almaya başladı. Ancak yapılan konut projeleri orta ve üst gelir grubuna hitap ediyordu ve oldukça büyük - lux yapılıyordu. Alt gelir grubu unutulmuştu. Gerçi TOKİ’ nin yaptığı projelerin bir kısmı alt gelir grubuna göre yapılıyor ancak talebin yüksek olmasından dolayı yetersiz kalıyor.
Günümüze baktığımızda yaşanan küresel finans krizi en çok gayrimenkul sektörünü etkiledi hatta ABD’ de mortgage kriziyle başladı ve gündeme düştü. En fazla orta gelir grubunu etkilediğini düşündüğüm bu kriz ve zaten bir türlü mal sahibi olamayan , olmaya çalışan alt gelir grubu ile birlikte konut kooperatifleri tekrar gündeme gelecek görünüyor.
Umarım eksiklerin giderilmesi ve yapılan hataların tekrar yapılmaması ve yeni bir yapılanmayla konut kooperatifleri tekrar canlandığında ev sahibi olma hayali ile yaşayan halkımız mal sahibi olmayı başarır.
Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…
Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 17 Kasım 2008 Pazartesi
2007 yılında durağanlaşmaya başlayan inşaat sektörü 2008 yılını da durgunlukla kapatacak görünüyor. Amerika’ da mortgage kriziyle başlayan ve bütün dünyaya yayılan finansal kriz Türkiye’ de de kendini hissettirmeye başladı. Etrafta yığınla yapılmış her türlü konut projeleri üstelik çok güzel kampanyalarla alıcıların beğenisine sunulmuş durumda. Peki ya alıcı ne durumda!! Alıcı şaşkın ve tedirgin olan bitene anlam vermeye çalışıyor.
Son zamanlarda Mynet Emlak’ da soru cevap köşesinde ve etrafımdan en fazla aldığım soru; Ev fiyatları ne olacak? Sizce elimizdekini şu an satmalımıyız? Yoksa yatırım amaçlı almalımıyız? Yada bir süre daha beklemelimiyiz? Krediler çok yüksek bu aşamada ev almak ne kadar doğru? gibi sorulara tüketici yanıt arıyor.
Konut kredileri çok yükseldi hatta bir çok bankada % 2 lerin üzerine çıkmış durumda. Diğer taraftan bakıldığında konut fiyatları düşmeye başladı.Bu düşüş 2009 yılında da devam edecek görünüyor .Her zaman söylediğim gibi birbiriyle ters orantılı gelişiyor konut fiyatları ve kredi faiz oranları. İnşaat malzemelerinde de fiyatlar düştü ancak bir yere kadar dolayısıyla inşaat maliyetlerine bakıldığında konut fiyatlarında çok büyük düşüşler olmayacağını söyleyebiliriz.
Gözardı etmemiz gereken başka bir durum tüketicilerin konut kredisi kullanarak bir, iki hatta daha fazla evi alması olmuştu. Bu durum yaşanan kriz ile beraber tüketiciyi zor duruma sokmaya başladığı an piyasa da enteresan birbiriyle çelişen fiyatlar oluşmaya başlayacaktır. Çok kısa bir süre önce neredeyse bankaların konut kredisi vermek için birbiriyle yarıştığı dönemde hemen hemen her başvuran tüketiciye konut kredisi verildi. Talep arttıkça konut fiyatları yükseldi. Bu durum aslında reel olmayan konut fiyatları yarattı. Tüketici elinde küçük bir nakit ile üzerini kredi çekerek aslında geleceğini ipotek ederek yatırım yapmaya başladı. Dolayısıyla konut fiyatları reel seviyesine gelmek durumunda.
Piyasada oluşan ve oluşacak gayrimenkul fiyatlarından yararlanmak isteyen ve cebinde nakit parası olan için çok güzel fırsatların olacağını söyleyebiliriz. İnanılmaz güzel konut projeleri yada ticari gayrimenkuller hatta arsa ve araziler hepsi değerlendirilebilir.
Kiracı iseniz ve oluşan şartlardan yararlanmak istiyorsanız bu arada gönlünüze bütçenize göre bir ev bulduysanız cebinizde ise minimum % 50 nakit paranız var ve kalanını konut kredisi kullanarak ev sahibi olmayı düşünüyorsanız bunuda değerlendirin derim. En azından kiraya ödeyeceğiniz parayı kendi evinize ödemiş olursunuz. Unutmamak gerekiyorki kesinlikle bütçenizi aşan yatırımlar yapmayın ayağınızı yorganınıza göre uzatın taksitlerinizi ödeyeceğiniz şekilde ayarlayın.
Elinizdeki gayrimenkulleri satmak için ise doğru bir dönem olmadığını görüyoruz. İhtiyacınız yok ise elinizdekini satmak için beklemek talebin az olduğu bu dönem daha iyi olacaktır. Nitekim satılabilir gayrimenkullerin çoğu rayic değerlerinin altında satılabiliyor.
Şimdilik Konut Fiyatları ve Gelişmeleri bizim pencereden böyle görünüyor gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz ve yorumlayacağız.
Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…
Av.Yasin ÖZKAN | Hukuki sorunlarınızı bana yazın çözüm bulalım.
av.yasinozkan@Qurbaa.Com | 17 Kasım 2008 Pazartesi
||| Kira Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan ekonomik kriz gerek konut gerekse iş yeri kira sözleşmelerinin imzalanmasında ve uygulanmasında tarafları bir kere daha dikkatlice düşünmeye ve davranmaya sevkediyor.
Ev sahipleri sağlam bir kiracı bulup kiralarını sorunsuz ve düzenli bir şekilde almak isterken işini kaybetme korkusuyla yaşayan kiracılar ise anlayışlı gecikmelerde kendisini idare edebilecek mal sahiplerini arıyorlar .
Son günlerde kiralarını ödeyemeyen kiracıların mal sahiplerine yönelik indirim taleplerini duyduğumuz gibi büyük iş veren şirketlerden de işci çıkarma haberleri duyulmaya başlandı bu şartlar çerçevesinde hem kiracı hem de kiralayan kendini güvende hissedemiyor maalesef. Elbette bu günler gelip gecici aslolan her şeyin normal seyrinde gitmesi. Piyasalar durulunca ekonomi tekrar normal seyrine girecek buna inancımız tam ancak bu dönemde biraz daha dikkatli ve ihtiyatlı davranmak gerekir diye düşünüyorum.
Bu hafta yeni kira sözleşmesi imzalayacak ve daha önceden sözleşme imzalamış olanlara bazı hatırlatmalarda bulunayım istedim bu hatırlatmalarım gerek kiracılar yönünden gerekse mülk sahipleri yönünden dikkat edilmesi gereker ana başlıkları kapsıyor. Bu genel bilgilerin yanında her taşınmazın ve sözleşmenin kendine has özellikleri olacağını unutmamak gerekir.
KİRA SÖZLEŞMESİ NEDEN ÖNEMLİ ?
Gerek kiracı gerekse kiralayan yönünden kiracılık ilişkisinin kurulma anında imzalanan sözleşmenin önemi büyüktür ilk anda dikkat edilmeyen bazı şartlar ileride tahliye davalarında yada kira bedellerinin ödenmesinde ve artış durumlarında çok önem arzedebilmektedir. Uygulamada kira sorunları çokca karşımıza çıkıyor ve genelde ilk sorulan soru dava ne kadar sürer oluyor bizde bu soruya kira bedelinin zamanında ödenip ödenmediğine ve sözleşmenin güzel bir şekilde düzenlenip düzenlenmediğine taraflar lehine ve aleyhine olan maddelere bakarak cevap veriyor ve çözümler üretiyoruz.
Sözleşme yapılırken taraflarca önemsenmeyen üzerinde durulmayan bir madde dava aşamasında avukatlar içir çok değerli ve gerekli olabiliyor.
KİRA SÖZLEŞMESİ İMZALANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
I) - KİRACILAR
- Kiraya veren, taşınmazın yasal mal sahibi yada yetkili temsilcisimi
- Dönem artışları hangi oranda yapılacak
- Tahliye taahhüdü isteniyormu
- Sözleşme şartlarında aleyhe durum varmı
II) - KİRALAYANLAR
- Kira artış şartı bu gayrimenkulün piyasasına uygunmu
- Sözleşmede tahliyeyi ve artışı olumsuz etkileyecek şartlar varmı
- Sözleşme boyunca sorumluluğu devam edecek sağlam bir kefil varmı
- Doğru bir kiracı secimi yapıldımı
KİRA BEDELİ TÜRK LİRASIMI OLSUN, DOVİZ ÜZERİNDENMİ OLSUN?
Uygulamada YTL üzerinden yapılan sözleşmelerde enflasyon oranında artış yapılmaktadır. Ancak taraflar arasında bunun aksi yönde bir düzenleme de yapılabilir döviz karşılığı akitlerde ise kanun gereği artış şartı konamamaktadır. Sözleşme düzenlenirken kira bedelinin ödeneceği para birimi iyi belirlenmelidir.
KİRA ARTIŞLARI NASIL BELİRLENMELİ
YTL üzerinden kira artışları her yıl enflasyon oranında yapılmakla birlikte uzun süreli kira sözleşmelerinde bu artışlar günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiçlerine göre yetersiz olabilmektedir. Bu durumda kira sözleşmelerinde uygulamada enflasyon artı %10 -%20 gibi oranlar belirlendiğini görüyoruz. Bununla birlikte uygulamada kira tespit davası ve uyarlama davası açarakta kiralar günün rayiç bedellerine çekilebilmektedir.
Bundan 5-6 sene önce dövizin sürekli artmasından dolayı bazı mal sahipleri döviz üzerinden kontrat yaparak kendilerini enflasyon karşısında daha sağlama alıyorlardı ancak son yıllarda yerinde sayan kurlar bu kişilerin beklentilerini boşa çıkardı ve karşılıklı çıkar dengelerinde mal sahipleri aleyhine bozulmalar oldu. İşte bu dengesizlikler yönünden de döviz kira bedellerini günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiç değerlerine göre dava yoluyla uyarlama imkanı bulunmaktadır.
Gerek mal sahipleri gerekse kiracılar yönünden yaşanan tedirginliklerin en kısa sürede yerini güven ortamına bırakması dileğiyle herkese kolaylıklar dilerim…
Av.Yasin ÖZKAN
Hukuki sorularınızı bana ulaştırmak için av.yasinozkan@qurbaa.com adresine e-mail atmanız yeterli…
Av. Yasin ÖZKAN Qurbaa.Com için yazdı…
Çözüm Ortağımız >>> www.tapugarantisi.com