halk şiiri
Dudak Payı
Büsbütün karartma, saf yüreğini
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Sevdalara yol aç, bil gereğini
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Yüklenince bulut, iner damlalar
Islaklık içime inşirah salar
Hayalini doldurmasın “şâ'şâa”lar
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Elinde yüzünde var akçe izi
Maddi reçeteyle, diner mi sızı?
Kov da gitsin, benlik çalan hırsızı!
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Garazın – marazın, sarmış bedeni
Kararan ufuklar, bitirir teni
Kim arar ki, terk edip de gideni?
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Açık kapı kalsın, kapama yolu
Beklerken baharı, bastırır dolu
Sorun ve cevabın, nâhoş kokulu
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Taş yerinde ağır, itekle hele
Güce güç katalım, verip el ele
Zehir doldurur mu, gönül gönüle?
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Bu kötü, o yanlış, diğeri çirkin(!)
Çamur suyu ile, dönüyor çarkın
Hangi makam ile söylenir şarkın?
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Ali Rıza Malkoç 23/05/2008 Bursa
İnşirah: Gönül açılması, ferahlık
Şa'şaa: Gösteriş, süs
Akçe: Para
Benlik: Kendilik, şahsiyet
Nâhoş: Hoş olmayan, çirkin, kötü
Tanıyasın Yaradan’ı her daim Üzerine farzdır, “boşlama” oğul! Halk içinde hizmetkâr ol canlara Tek kişilik hayat “düşleme” oğul! Kanmayasın, şu dünyanın süsüne Cazip görüntüsü, gümbürtüsüne Mevlâm güç versin de haktan sesine Dik duruşu asla “esleme” oğul ! Dilin sivri olsa, sakın batmasın Gönlün hüzün dolsa, sakın yatmasın Haramı helale asla katmasın Vücutta habis ur “besleme” oğul! Arı oğul verir, kendi cinsinden İnsan tüter, haberi yok isinden Sen örnek ol, iz sürülsün peşinden Sağlam dala koruk “aşlama” oğul! Kimi pulda yüzer, kimisi çulsuz Azgın yoldan çıkmış, garibim yolsuz Erenler deryayı geçiyor salsız Hakiri, sakın ha, “fişleme” oğul! Cemiyet insanı, hizmette önde Toptan tamirat var, boş durma sen de Yiğit belli olur, en kara günde Sür atını coşsun, “çüşleme” oğul! Uyurken bir gözün açıkta olsun Dikkatin, akıldan kaçıkta olsun Merhametin, sevgin, kucakta olsun Şefkat sarayını, “paslama” oğul! Aldatanlar, aldanmıştır bilesin Kurtuluş bekleyen, hayır dilesin Yüce hakikate, sen silsilesin Kirli duvarlara, “toslama” oğul! Bu topraklar, takas edildi canla Yüzbinler yürüdü, Ukba’ya şanla İnsanlık nişanlı, nefsi aşanla Fikrini yabana “yaslama” oğul! Vefa denen duygu, olmalı diri Unutmayan kalpler, saklamaz kiri Ruh yoksa birlikte, besbelli sürü Faydasız binayı “süsleme” oğul! İnsaf elden uçtu, dipsiz kuyuda Olsun rağbet, yıkıp-döken ayıda Güller açmış bize, karşı kıyıda Kömürü elmasla “eşleme” oğul! Her sâlâ duydukça, benim sanırım Sesteki mânâyı, iyi tanırım Kötü mirasımla, çok utanırım Üç olan hatamı, “beşleme” oğul! Ali Rıza Malkoç 27/04/2008 Bursa Ukba : Ahiret Koruk : Ham, olgunlaşmamış, kısır Hakir: Hor görülen, aşağılanan Habis : Kötü, zararlı, pis


